Feyz Kariha Şiirleri - Şair Feyz Kariha

Feyz Kariha

-Ahmet Yozgat'ın Asuman'ında yağmurlanırken-



Ne yolcu önceydi ne yol Abdurrahman
Yani ne tarikti ne refikti sırasında evla olan

Devamını Oku
Feyz Kariha

Yalnızlığın kaçıncı yılındayız Abdurrahman… Tebliğini kurda kaptıran ebabil kadar diş damlıyor insanlığımızdan..


Herkes kendi kalabalığının yolcusu. Herkes kendi ömrünün kalabalığı… Şimdi ben, alıp kafamı, koltuğun sol yanındaki beklemeye koyuyorum.. Bak, ellerini mutlu savaşın son kurbanı gibi görmeyen boynum, dizine kırık.. Seviyorum çok, bu bir kasabı etin sarhoşu yapar. Biraz daha aç sesini müziğin. Bu kıyamet buraya az. Bu kıyamet buraya az...


Devamını Oku
Feyz Kariha

Sensizliğimin hiçinci yılındayız Abdurrahman. Seni en son kalbimin krizinde gördüm. Doktorlar kapıları kilitliyorlardı kaçmamam için. Nefesimin ayak seslerini duyuyordum kapalı kapılarda ve duvarlarda… Monitörde içli bir nameyle, çizginin düzleştiği yerde bana kapıları sen açtın. Dışarıya deli gibi koşuşum ve karlar üzerinde beni babaannemin karşılaması seni biraz unutturdu. Oysa sen geceler boyu kalbimin hem kriz noktası hem kurtuluşuydun..

Şarkı bitiyor Abdurrahman, lütfen biraz daha dayan…



Devamını Oku
Feyz Kariha

Özlemek ülkesinden öldüğün yere bakalım Abdurrahman…

_________________________


Gariplik mertebesinde içli bir şarkı

Devamını Oku
Feyz Kariha

Sonra döndüğüm o boşluğu kalbim bildim Abdurrahman…
____________

İntifasını kaybetmiş kuşların tesellisidir dünya
Saçlarından asılmış rüzgâr medeniyetleri…
Koşmayan atların varlığı gibi depreşen naz

Devamını Oku
Feyz Kariha

Her yaraya hemen kabuk bulunmaz Abdurrahman
Ve sadece uçmak için değildir martılar…


Erkenden uyanmış makber gibiyim bazen
Bazen geç kalmış bir fetva

Devamını Oku
Feyz Kariha

Kendini yaralayan bir şifacı gibi bakıyoruz acılara Abdurrahman… Ülke yerinde dursa da yer minderlerinin hep birden kalkıştığı horst eylemi, göğüs kafesimizde yurtsuz kalmayı bize kanıksattırdı… Yaşlanmak gibi mahcubiyetlerimiz var bizim. Bir dağın eteğinde ılıman bir kuşak olamamak gibi mahcubiyetlerimiz… Bedenleri böyle terkedip giden nedir, nedir necidir bizi bunca yok edebilen katil zaman…


Kendine yol çizmişiliğini seviyorum.. Kendine bir yol çizip o yola koyulmamanı seviyorum. Renkli dünyaların kalemlerine özenmeden gür bir yol çizip, durak denilen bir olguyu, o yolun baş mimarisi yapmanı seviyorum.

Senin serçe parmağında ağlayan ağacı, ben toprağıma düştüğü kadar bilirim. Geceleri kesilen elektriği hem arayıp hem aramamak arası, relikt bir bitki gibi. Gece… Başın ağrıdığında yaslanabileceğimiz akifer tabakası olsun yatağımızın. Limanlarla aramız uzak ve soğuk dokunabiliyor hala umurumuza…

Devamını Oku
Feyz Kariha

Sen yokken biz, sakat bir atın sırtında gecikmiş savaşlar veriyorduk Abdurrahman…


Biz, mahrem duyguların çekilmemiş perdesiydik
Ne dilense hükmünden önce
Beklediğimiz yolcunun kısmet haznesinde

Devamını Oku
Feyz Kariha

Münzevi bir sükût beynimi işliyor
dantelasına kuşlar konuyor, onlar da dilsiz
ötüş yok, cıvıltı hiç yok sadece bir karga kaburgası
balıkçı kazaklar her adamda yakışıklı duruyor
konuşmak
ama durup konuşmak

Devamını Oku
Feyz Kariha



-sendeki kafası güzel yaraya kandım zehra-


seninle bir aynanın sırrı gibi bakışmaktayız

Devamını Oku