Ekime ve nisana
İnsan soluyan tüm fıtrata
Yaprak yaprak dökülmüş olmanın sarsılmaz erginliğiyle
Münzevi bir sükût beynimi işliyor
dantelasına kuşlar konuyor, onlar da dilsiz
ötüş yok, cıvıltı hiç yok sadece bir karga kaburgası
balıkçı kazaklar her adamda yakışıklı duruyor
konuşmak
ama durup konuşmak
-sendeki kafası güzel yaraya kandım zehra-
seninle bir aynanın sırrı gibi bakışmaktayız
Setresini açıp yaşamanın, en üryanından
Alışımı kasvet alışımı ten alışımı halvet
Rivayeti kutsal bir soydan
Allahtanmış gibi her şey gibi
Yeminli bir ikindinin terli saltanatından
Biz, bir ipte oynayan kalbe zül bir kuyu
Haykırsak, kara bulutlar çoşacak
Ayrı kalmak nedir bilmeyen kök ve toprak
Kim ağlayacak da bu ağaç susacak
Hem kara hem kara hem de kapkara
Esmer bir ağzın tenimize sardığı hırka
Adınla karşılıyorum her şeyi
Hâ mîm ayîn sîn kâf..
Mânanın peşinde sürünen
Yarım yamalak söz hanesi
Allahsız olan ahlaksızdır mı da...
Bilakis tam tersi daha olası..
İşte imtihan tam da burda başlıyor galiba. Allah’a muhtaç bile degiliz bu konuda.
Allah karışmaz müdahale etmez ?.. ki belki de etmiyor, oldugumuz gibi ilerliyoruzdur.
Allah, her şeyi yaratmış, her şeyi sunmuş insana. Alemi evreni , evrimi maymunu, İlmi fenni vs vb. aklı vicdani.. bir sekilde ilerliyor insanlık..
Zamanın ortaklığında açıldı dervâze
Var olan sadece ihtişamlı yokluktu
Aş yok eş yok aşk yok neş yok
Kuyuda bir kurt
Sultan olmuştu suça
O yok bu yok su yok
Barışmak için kendimle
Yollarından geçiyorum ilk günkü hevesle
Gözlerimde konaklayan deniz
Siyah beyaz mevzuların kadrajından sızıyor
Yanacaksak bir suyun alevinde
Gökyüzüne bakmak için yaslandığımız kuşlar
Sahillerinde bir niyaz gibi dursam
İstanbul esrarına meftun olur mu bilmem
Bir serçe kıpırtısı kadar dalga
Sevgilim çok mu yalnızlık, bu olmak
Boynun benden sınıra
Çok mu sarılamamak




-
Ubeyd Niyazi Kılıç
Tüm YorumlarEy sesine kuşların tünediği
Elvedaya binecek son ürperti... Çok İyi Çok Çok İyiii