Henüz çocuk yapmak istediğim toprak alın yazısından su yatağına düşmedi. Meğer o, sevgiden daha büyük bir şey duyduğum ola! Çünkü seni seviyorum ey sonsuzluk. Çünkü seni seviyorum EY SONSUZLUK…
1
Eğer ben bir şairsem ve harflerin kalpleri üstünde tepinme cüretine sahipsem…
Anlamanın denizine her türlü mecaz panayırları kuruyorsam…
Aşk kalemde işe yarıyorsa, sahte bir kıyama duran kalem bir sahtekârlık değilse… Ne avutucudur bu! Gerçekleri isteyen, bir yalandan medetlenmeye mahkûmdur.
Sevgilim sen bana azıcık kibritten bahset
Huzur için kıvılcımlanacak kibritten
Yoksa muaf tutuluruz tüm perverlikten
Ümmi bir lisanın kan geçirmez hali yontuyor düşüncemi
İhbarlandığımız kadar yaka veriyoruz kaybolmaya
Gülmesek gemileniyor savaş denizleri
‘’Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tu…………………..’’
Sahi neydi senin adın
Yediveren elmas, yakut bir kutsama
Esmer bir ağzın tuttuğu şakıma
Ben sana mecburum bil isterim
Tanrım eskidikçe sana geliyorum
Gençliğimi didikleyen kuşlar geçiyor göğsümden
Tüm acılarımı kafesliyorum..
iyi al beni...
senin nezdinde itiraflaşmak maskeli bir balodur doktor
ben şimdi biraz unutacağım yüzümü
ve biraz ispiyondan geleceğim kendimi
içten içe besledim ben hilkatimi
muhayyele değerdim
uzay vardı, peri vardı, hızır vardı
Buğulu penceremden algılayabildiğim kadar kendime bakıyorum..
Ne zaman yalnızlık, şehvetini kaybedip ruhumu köreltmeye başlasa, insanların arasına kaçırıyorum bedenimi.
Beden iradesinin eliyken ruh, tek başına paslanırdı kalbin eklemleri… sevmek esastı, sevmeyi vermek en esas…
Bir hakikatten bahsetmeden önce zeytine ve incire yemin ediyor yaratıcı.. Biliyor ki kendi yarattıkları somut bir şey olmadan dikkatini inançlayamazlar.
Peki kalsındır saklı, nasıl ki kuyu suyuna haklı
Kırık bir kova kendini kuru tohumlara sunsundur
Mühendisler hesabı Bağdat’tan
Yokluk bizi iki yakamızdan vursundur
Saklı kalan bir iç organ kadar saklı
Dili çözülmeyecek kadar saklı
-İsmet Özel'in Amentüsüne meyan kökü basarak-
Bazı insan
Ceviz adamdır derdi babam
Bu sözün ne denli küfür olduğunu hala bilmiyorum
''üşümekteydim cizrede nemli bir otel odasında
valizimde gazali’yle kafka göz göze ağlamaktaydı. ''
_______________________________ Hasan Tan
Yüzümün sol sızısı çatlamış bir günah gibi camdan
Ey batan ilmekler… Ey kahreden derman
Koynunda beklediğim gül mahkemeleri
Kurtulmak istiyorum feryat eden bağlardan
Kırılan yerlerimden çizil ve ak kana doğru
Ey beni vurduğu hüzünden bir plastik doğuran




-
Ubeyd Niyazi Kılıç
Tüm YorumlarEy sesine kuşların tünediği
Elvedaya binecek son ürperti... Çok İyi Çok Çok İyiii