Nasıl da aktı bir çağ kucağımda
gece seansları, tütünsüz tiryakilik
nasıl da yüzünde bir coğrafya
taşkın sellerle dipdiri
farsça bir name delerken karanlığın sesini
saatin geçkin gençliği
Allah güzel, sen de güzelsin
Çok güzelsiniz ben öleyim
Ben öleyim siz çok güzelsiniz
Topraktan hâsıl sanat sen
Narin ve ipeksi bir şey
Öyle nakkaş öyle içe sokulası
Peki kalsındır saklı, nasıl ki kuyu suyuna haklı
Kırık bir kova kendini kuru tohumlara sunsundur
Mühendisler hesabı Bağdat’tan
Yokluk bizi iki yakamızdan vursundur
Saklı kalan bir iç organ kadar saklı
Dili çözülmeyecek kadar saklı
-İsmet Özel'in Amentüsüne meyan kökü basarak-
Bazı insan
Ceviz adamdır derdi babam
Bu sözün ne denli küfür olduğunu hala bilmiyorum
''üşümekteydim cizrede nemli bir otel odasında
valizimde gazali’yle kafka göz göze ağlamaktaydı. ''
_______________________________ Hasan Tan
Yüzümün sol sızısı çatlamış bir günah gibi camdan
Ey batan ilmekler… Ey kahreden derman
Koynunda beklediğim gül mahkemeleri
Kurtulmak istiyorum feryat eden bağlardan
Kırılan yerlerimden çizil ve ak kana doğru
Ey beni vurduğu hüzünden bir plastik doğuran
Bana bahşedilmeyen saadetlerden sonra gel...
Bir sesin Kaf dağına yankı olma cüretine eş değer
Hasta ruhların kalubela telaşına düşmemeleri
Ve mezardan mezara fark eden fetva yeşilliği
Hicap duymasın…
‘’Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tu…………………..’’
Sahi neydi senin adın
Yediveren elmas, yakut bir kutsama
Esmer bir ağzın tuttuğu şakıma
Ben sana mecburum bil isterim
Tanrım eskidikçe sana geliyorum
Gençliğimi didikleyen kuşlar geçiyor göğsümden
Tüm acılarımı kafesliyorum..
iyi al beni...
Gecedir
Ruhun rengini açığa çıkaran coşkun bir ırmak
Susayanlara bu dil ahvalce sığınak
Gecedir
Dokunmanın mahmurluğunda ince sızı
Dilimlenmiş giysinin ilk kopanı




-
Ubeyd Niyazi Kılıç
Tüm YorumlarEy sesine kuşların tünediği
Elvedaya binecek son ürperti... Çok İyi Çok Çok İyiii