İlâhi bir sanat eseri idi, Güzelliğin,
Yüzün, gözün, kaşların, Ve renklerin kıskandığı,
Kıpkırmızı dudakların,
Hayranlıkla izliyordum,
Saatlerce baksam sana,
Göz kırpınca, özlüyordum,
Doğarken anam ağladı doğduğumda ben,
Bir ömür geçti gamla hiç olmadı güldüren,
Soğuk musalla taşında namazımı kıldıran,
Üstüme gelmeyin sahte dostlarım,
Siz değilmisiniz beni, yaşamadan öldüren.
UZAKTA DOĞDUM BEN
Fevzi Emir Yılmaz
Uzakta doğdum ben,
çok uzakta…
VARLIĞINDA KAYBOLDUĞUM
Fevzi Emir Yılmaz
Kaldırım taşları arasında yeşermeye
Bu benim toprağım, VATAN'dır adı,
Geçmez boğazından kimsenin,
Kan kokar tadı,
Kem gözle baksa bile, Namertlerin evlâdı,
Nazarı dâhi değemez, yurduma benim,
Vefa'yı, Haliç'in yamaçlarında
Bir mahalle zanneden,
Hayırsız sevgilim,
Biliyorum merak etmiyorsun,
Aramıyor, sormuyorsun beni,
Belki aklına dahi gelmiyorumdur,
YALAN SEVGİLER
Fevzi Emir Yılmaz
Değişti sevgiler, değişti aşklar,
Biri tükenmeden öteki başlar,
Gözler kan çanağı, gönülde yaşlar,
Şakayık Aralığından denize doğru bakınca,
Kum beji renginde üç katlı bir yalı görünür,
Sarıyer’in eteğinde, denize nazır...
Ve içinde bir kız:
Tatlı mı tatlı, güzelliği kendine münhasır.
Yalnızlık
Fevzi Emir Yılmaz
Yalnız geldim ben dünyaya,
Yoktu eşim, dostum, arkadaşım.
Yalnız yürüdüm her yolu,
YALNIZLAR MEZARLIĞI
Fevzi Emir Yılmaz
"Sar," diyordu yüreğimi uzakta bir yâr,
Geçerken sevda mevsimi, şakakta aklar...
Aşk, "yalan," diyor artık dudaklar;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!