Onların aşina oldukları iki renk vardı.
Haki renk toprak ile
Üzerinde gri dört duvar,
Yağmurdan kardan..
Çatı değildi başlarını koruyan,
(*) Loğ taşı gezdirilerek sıkıştırılmıştı toprak dam..
Aylardan Mayıs,
Alıyla, Yeşiliyle,moruyla
Renk cümbüşü her bir yan..
Tüm ağaçlar meyveye dönük çiçekte
Sığırcıklar ötüş yarışında dallarda
Dereler bir başka çağlıyor ahengli.
Arınmalısın karamsar duygularından,
Çelişkiler dövmemeli yüreğini.
Cesarettir sevmenin başı,
Bilmelisin.
Korkunun olduğu yerde aşk yoktur.
Durun, durun artık! ! !
Dokunmayın kuşlara
İncitmeyin onları
Kanatlarını kırmayın
Vurmayın kuşları
Onlar özgürlüğün sembolüdür.
Benim hayallerim,
dünde
çocukluğumdaki uçurtmanın kuyruğuna takılı kaldı.
O günden bu yana
ne elime uçurtma aldım
ne de hayallere daldım...
Günlerdir küstüm kalemine,
Darıldım,
Seni yazmıyorlar diye..
Sırt çevirdim gecelere,
Karanlıklara,
Geceyle başlıyor kendime dönüşlerim,
Kendime yenilmişliklerim,
Bir kılıç darbesiyle,
İkiye bölünmüşlüklerim,
Beni kahreden o ezginin
Son demini dinlemeyişlerim...
Varlıkla yokluk arası bir sevdadır bizimkisi,
Yarım yamalak yaşanan.
Omuzlarımızda taşıdığımız,
Bunca yükün altında
Ezilmekten,
Başka bir adımız olmadı ki hiç..
Koparıp attığım bu, takvimim yaprağıyla,
Ömrümden bir gün daha, koparıp da atmışım.
Şöyle dönüp bir daha, ardıma baktığımda,
Dünümle bugünümü, savurup da atmışım.
Geçmiyor diye yanıp, gereksiz harcamakla.
Ne güzelsin sen çocuk!
Safsın, temizsin, pırıl pırılsın.
Dilerim hep gülesin
Dünyadaki kötülüklere boş vererek..
Kömür karası gözlerin ışıl, ışıl
Her şeyden habersiz koşup oynuyorsun.
Haftanın şairini kutluyorum
başarın daim olsun
Türk şairler birliği grubu adına kutlarım
grubumuzda da duyuru var