EYLÜL VURGUNU
Derindir yaralar, bilmezsin,
Bir yangın yürür içten içe.
Kördür bu gemi, rotasız,
Dökülür siyah geceye.
Bir çocuk üşür saraylarda,
Duvarlar çatlak, sarmaşıklar küskün.
Dokunsan buzdan nehirler çözülür,
Sesi eylüldür ömrün.
Kağıt kesiği değil bu iz,
Kül altında kor, sessiz ve derin.
Mürekkep susar, kuş çırpınır,
Kafesinde kalbin.
Harfler mülteci, sözcükler sürgün,
Fener sönük o sığ kıyıda.
Bir uçurumdur durduğun zaman,
Ruh boğulur bu uykuda.
Gördün mü şimdi, dimdik duruyor,
Gölgesi eksilen o son yalnızlık.
Yara tenin bittiği yer değil,
Yara, ebedi bir melankoli.
Aynalar kırık, eylüller eski,
Toprak ürkek, gölge tedirgin.
Sızar ruhun çatlaklarından,
O en eski, en derin anın.
Sessizlik büyür gecenin bağrında,
Deniz kabukları kırık ve yorgun.
Kuyunun dibi karanlık bir ayna,
Rengi eylüldür bu vurgunun.
Tütün kokuyor kuşun kanadı,
Yalvaran gözlerinde bir eylül sabahı.
Bakışlar sığ, uçurumlar derin,
Taş taşır kalbin o son ahı.
Çek üzerime siyah tülü,
Derin boşlukta uyusun acı.
Paslı bir makas zamanı keser,
Sessizliktir ruhun ilacı.
Bahtiyar
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 16:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bazı ayrılıkların tarihi geçmez, her eylülde yeniden hatırlanır. Bu şiir, suskun yaraların, eksilmeyen özlemlerin ve insanın kendi içindeki eylülle yüzleşmesinin hikâyesidir. Bahtiyar...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!