"Biz kırıldık daha da kırılırız,
Ama katilimize de benzemez ya ömrümüz...
Kalbimiz temizdi, niyetimiz duru,
Merhametimizden vurdular bizi, sustuk.
Dünyanın bütün süslü kelimeleri onların olsun,
Biz kendi sessiz ve haklı odamıza çekiliyoruz.
Yabancı bir kadının sesi değdi kulağıma,
O an bir kış çöktü benim baharıma, bağıma.
Göğsüm ortadan ikiye bölündü, nefesim kesildi,
İçimde ne kadar umut varsa, bir anda ezildi.
Dünya başıma yıkılıyordu o telefonun ucunda,
"İnsanın içiyle dışının, yaşadığı hayatla ait olduğu yerin bir olmaması en büyük çelişkidir. Dışarıya çizilen o kusursuz resimler, içerideki cesaretsizliği gizlemeye yetmiyor. Rol yapılan bir hayatta dışarıdaki mükemmelliğin hiçbir hükmü kalmaz; geriye sadece koca bir sahne dekoru kalır."
"Şairlerin en büyük sığınağıdır zaten; yaşayamadıkları şeyleri akıllarında birer efsaneye dönüştürmek. Ama gerçek hayat akılda kalanlarla değil, yanında kalmaya cesaret edebildiklerinle yaşanır."
Yıllardır uyuyan o gizli koru,
Uyandırdı kalbe vurduğun soru.
İçimde parlayan Akdeniz zoru,
Senin o amansız derdin eseridir!
Adım Çiğdem benim, kaderim dağdır,
Yüzümde sararan bu solmuş çağdır.
Nispetinle, o sahte gölgelerinle güya,
Beni mi yoklarsın o çocukça akılla?
O sığ sahnende kurduğun o ucuz riya,
Belli ki tek bir cevabın peşinde hâlâ:
"Canı yanıyor mu, hâlâ bende mi aklı?"
Herkes beni ayakta bilir, yıkılmaz bir kale gibi,
Yüzümde o bildik vakur duruş, sırtımda dünyanın yükü.
Kimseye tek kelime etmedim, sustum içimin yangınını,
Kimse bilmedi bu sessiz sarayın nasıl darmadağın olduğunu.
Ben o zifiri karanlıkta bir tek senin gözlerine baktım,
"O anlar" dedim, "o bilir içimdeki bu dilsiz feryadı."
Gelmeyeceğini bildiğim bir sesin nöbetindeyim,
Kendi kalbimin gürültüsünde, dilsiz bir yerdeyim.
Sitem de değil bu, hırçın bir dalga da değil artık,
Sadece çok emek verilmiş bir kırgınlığın içindeyim.
Bir insan, uzağında durduğu bir gölgeyi nasıl özler?
Taş kesse de yollar, kurusa da özüm,
Senden gelen o ağır siteme geçmez sözüm.
Sen canımdan bir parça, sen benim iki gözüm,
Vur bıçağı sineme, canın sağ olsun oğul.
Düzen bozulmasın diye o hileli fırtınada,
Ben kendimi siper ettim o gizli kavgada.
Sarıp sarmalamak varken o yaralı canımı,
Bir fazlalık gibi kenara ittin sol yanımı.
Gizli odalara, sessiz akşamlara sığdırdın,
Benim o dağ gibi sevdamı, bir yük saydırdın.
Düzenin bozulmasın diye benden vazgeçtin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!