Hayat,
Sırf sana inat
Koparıp aldıklarına ve de gerivermediklerine
Peşinde koşturup
Bir türlü yakalatmadıklarına yanmadan,iç çekişsiz
Sana inat mutlu olmak
Sırf sana inat olsun diye
Hiç tanımadığım birinin yeşil gözlerine
Edalı gülüşünü görmediğim halde
Aşık oldum sen bedhahsın diye
Dostluğa şerefe demek ne hoş
Senin sesini duymak daha da hoş
Güzel anımda seni hatırlamak gibi
Acımda yanımda olman da hoş
Büyü dedik ama değil galiba
Sesini duymamak bile yıkım bana
Boş yere olur mu hiç sahiplenme
Demek ki var senden bir şey içimde
Seni yakın eden
Kendime yar eden bir şeyler saklı bende
Olur mu hiç durup dururken sana ne
Beyaz üzerine lekedir siyah
Doğru üzerinde yanlışta öyle
Peki yaşı olguna ermişe
Aşk niye
Yılların üzerine serilen toprağa
Tüm anlayışlara rağmen
Boş saksı
Pencere önünde
Mahzun ve buruk
İçi bomboş
Yaşamı yok
Ama o bir saksı
Ne olduğunu bilmeden
Elimden tutup getirdiler yanına
İlk defa saçımı okşadın o anda
Adımı sordun gülümsedin bana
Tanımıyordum,korkuyordum da
Bir şeyler yazdın önündeki kağıtlara
Sen yarim olamazsın
Ben alışmışım karlı dağın doruklarında seni düşünmeye
Alışmışım,buzda sevda ateşiyle terlemeye
Senin çölde daralmayan yüreğin var, sen yarim olamazsın
İpek böceği gibi kozada saklarım varlık sebebimi
Ağır basar vicdanım
Üzerime birde sen basma
Uykularım kaçıp gitmiş bu gece
Geceme bir karanlıkta sen olma
Odam soğuk,yatağım soğuk
Sendin ömrüme biçtiğim değer
Göz yaşını bana öğreten sen oldun
Özlem duymanın onurunu yaşatan
Sevginin ateşini içime koyan sen oldun
Bir beyaz gelincik gördüm rüyamda




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!