Olmazlara demedik ki hiç kader
Sevgimiz kaderimizi de yener
Kara gözlerin beni benden eder
Alsak başımızı gitsek, gittiğimiz her yer bizi biz eder
Minik kuşum,narçiçeğim
Deniz şarkısını haykırıyor
Yoksun diye goncalar soldu.
Saçların darmadağın gözlerin solmuş
Bir zamanlarda kalmış yaşanan mutluluk
Hilal değil kaşların
Zaman çarkında yitirdim onca değerimi
Kaybettiklerim giderken bir şeyler alıp gitti
Çorak tarlaya döndüm
Ben eski ben değilim
Senin için yazan kalemimin mürekkebi soldu
Sana olan duygularım
Alışkanlığı çabuk oluyormuş yalnız insanın
Sedirin üzerine konan şilte gibi rahatlatıyormuş meğer
Varlığını bilerek yaşıyor kabulleniyormuşsun an ve an
Ta ki,gidiyorum diyerek kayboluncaya dek
Dönüyorsun ilk başladığın yere
Gücüm yetiyor olsaydı seni mutlu etmeye
Yada gözlerine bakarken içimdeki ukteler rahat dursaydı
Bir ömür kollarımdan bırakmayacak olsaydım seni
Hiç kapından koparmıydım sırt vururmuydum kendime
Aydınlık bir gökyüzü vaat edemezken sana
Onca dünya derdi düşmüşken düşünce yoluma
Kervan olmuşken düşünceler, ezilirken dünyanın gamında
Sen düşersin bunca gamın ortasına,
Mayın tarlasında bir gelinciksin boynu bükük
Hayata dair sitemler doluyor geceye
Söylenecek o kadar çok sözcük birikiyor ki
Bazen bir an önce söylenme isteğinden
Cümleler darmadağın oluveriyor
Sitemler zaman çarkına takılıp
Bir tur daha atıyor düşüncelerin etrafında
Hayat bir kumar olsa
Ne koyardın önüne
Neyine oynardın benimle
Masaya ne sürerdin
Neye rest çekerdin
Hayatın anlamını nerelerde aramadık ki
Neler tattık neler öğrenmedik
Kimleri tanıyıp nelerden nefret etmedik ki
Geçen her anda ne boş anları tüketmedik mi
Ömür denen sürede neler yaşamadık ki
Elimize aldığımız kalemden ne farkımız var
Su hayattır,hayat yaşamı dara koymamalı
Yaşanılmak istenen yar su gibi olmalı
Söz bazen kurşun olup çıksa da
Özel ağızdan sadece kötülüğü vurmak için çıkmalı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!