Çok oldu senin şarkını dinlemeyeli
Tuzlu suyun neminde üşümeyeli çok oldu
Isınmak için sarılacak kimsemin olmadığından olsa gerek
Göz yaşımın izleri yüzümde yol oldu
Acılara tutundum her gidişinde
Bir gün olurda yorulursan
istemeyişlerini boş ver
Elim açık beklerim
Yeter ki uzat elini gel
Olurda düşersen yere
Mistik bir düşsün Troya atının önünde
Çimenlik kalesinde bir prenses
Düşsün geceleri hayallerde
Özelsin, güzelsin gören gözlere
Uykusun sessizlikte
Havanın renginin önemi yok bugün
Bakışlarımdaki durgunluktan değil denizin sessizliği
Düşüncelerimdeki kimsesizlik ve yorgun düşünceler
Sensizlikten daha güzel bu gün
Sana soramadığım soruları
Doğan güneş
Al götür beni
Kırmızı lale tarlaları
Bozkırları ulaşmak istediğim
Göğü delen dorukları,dolaştır.
Doğuşundaki heyecanı,mutluluğu yaşat
Sarı sokakların vakti
Rüzgarların mevsimi artık
Tüm canlılığını terkedip
Sessizliğe büründü şehir
Kuytuların sıcaklığı hissedilir oldu
Mertlik zor günde
Dostluk darlıkta
Aşk imkansızlıkta
İnsan olmak yaşarken güzel
Umut yoklukta
Güzelsin demiştim ya sana
Güzelimdin yanan bağrımda
Havuz bahane ışık bahane
Bir ay parçasıydın havuz başında
Asil demiştim ya sana
Dil, söz söyleyemez,durur asilliğinin karşısında
Renkler cümbüşü oluşmuş havuz başındaki kızın etrafında
Su mermere dönüşmüş ışığın sevdasında
Her şey çok güzel sen hepsinden güzelsin aslında
Karlı dağlar vermez seni bana
Buzlu yollardan geçilmez
Ulaşılmaz,ulaşılmaz sana
Bir garip yolcuyum dünyada
Bir garip aşık sevdalıyım sana
Yollar geçit vermez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!