Ana rahmine düşmemiş ceninde
Doğduğum toprakta
Tanıdık dost sandığım yüzlerde
Huzur arıyorum
Saçlarıma düşen akları
Kapanan kapılar kar etmiyor
Açık kalan aralık var bir yerde
Kaçıp gitsem gidebildiğim yere
Yine sen varsın kapının içinde
Zifiri karanlık olsa da
Aydınlıksın olduğun yerde
İçimde bir denizim
Volkan tutmuş patlamak istercesine
Bir o kadarda mağrur
İçinde ki şefkat bir gonca gibi hala
Karşı kıyıyı dalgalarının ucuyla severcesine
Yüreğinin derinliklerine saklamış sevgiyi
İçim içime sığmıyor bu gece.
Seni düşünüyorum,özlüyorum yine.
Dokunmak değil meramım tenine,
Görmek istiyorum sadece son bir kere
Sitem ediyorum hayata ve kendime
”Neden ben,neden o”diye.
Can parem
Canıma can katacak nazlı dilber
Bir yanım dünyaya küs,aşka yenik
Bir yanım iftarı bekler gibi aç
Seni bekler seni ister
Güz geldi seher bülbülleri özlem söyler
Sensizliğin esiri
Sonsuzluğun yolcusuyum
Unutulmuşların kapısında
Kahrına köleyim
Anlamsızlıkların içinde
Sitemlerin bittiği yerde
Sevgiye gözyaşı dökerim
Aşkı yaşatan yare küsemem
Gönlümü çalmış,sadece geri isterim
Dünyaya bir daha gelsem
Yangınların gölgesinde
İnadına yaşamak isteyen bir gonca
Olumsuzlukları zaman harcında tüketme isteği
İşte,seni yaşama arzumun ifadesi
Köprüsü yıkılmış nehrimde
Gül bahçesinde çeşme olmayı istemedim nedense
Hayatlar arasında olduğumdan farklı olmayı da öyle
Uzak diyarlarda yaşamayı istemedim
Balıkçı olup denizlerde sınırsızca gezmeyi de
Ünlü bir piyanistte olmayı istemedim
Hatta flüt çalmayı da bilmem
Dünyanın tüm çiçeklerini sunsalar
İstemem
Ben yine seni isterim
Sen benim eşi bulunmaz çiçeğimsin
Yazılan tüm sevda şiirlerini verseler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!