Uykusuzluğum korkularımdan değil
Korkmak için hep geç kaldım bunca yıl
Kaybedeceğim kıymetlim de yok
İçim içime sığmıyor sadece
Bir şeyler yerine oturmuyor bunca emekten sonra
Lodos olasım var bu gece
Sana dair olan düşüncelerimi
Uzak diyarlara savurup sürükleyesim var
Bende kalan senleri
Şehrin her bir sokağına
Savurasım var
Issız karanlık ve bir o kadarda yapayalnızdı gece
Nihayet sona erdi hava aydınlamakta
Seni düşünüyorum istemesem de
Kahvaltıma eşlik etsen, hani geliversen şimdi
Söz veriyorum çayını ben demleyeceğim
Yumurtanı da kaynatacağım,
Ben sana mecburum
Denizlerin dalgası gibi
Kıyıya vurmaya mecburum
Gelip gider ya hani
Esen rüzgarlar
Bugün yine hava yağışlı
Kararmış gök yüzü
Karmakarışık duygular
Sıkılmışçasına baskı altına giren beynimde
Düşünme sahası daralmış
Düşünceler ,derin ve bir o kadarda çıkılmaz
Derman olur sandığım
Asıl dertmiş meğer
Yıkılmaz dediğim duvar
Neme esirmiş meğer
Kul hakkından kaçarken ayaklarıma bağ
Yaşarım,
Yaşarım ama hep bir boşluk var hayatta
Gülün bir yaprağı soluk rengi bir başka
Rüzgar soğuk, soğuk ama yalnızlığın üşütmesi bir başka
Hayata dair konuşurum sevda boşluğunda
Konuşurum ama
Beyaz üzerine lekedir siyah
Doğru üzerinde yanlışta öyle
Peki yaşı olguna ermişe
Aşk niye
Yılların üzerine serilen toprağa
Tüm anlayışlara rağmen
Boş saksı
Pencere önünde
Mahzun ve buruk
İçi bomboş
Yaşamı yok
Ama o bir saksı
Bahtsızım dediğim dünyamda
Yüreğine düşen bir sızı olsaydım
Sabah mahmurluğunda
Aklına koyarmıydın beni
Olurya hayatın sillesiyle düştüğünde
Canının acısıyla adımı sayıklarmıydın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!