Türküler ağlatmazdı beni çocukken.
Devletin güdümünde ki müzik zevkimizin tek kaynağı olan Devlet Radyosunda, (Niye Halk Radyosu değilse) sistemin halka zorla dikta ettiği, Hafif batı müziği veya çok sesli bilmem neresi orkestrasının, bünyemize ters müziğinin arasında Türkü Saati olur.
Genelde Diyarbakır Radyosuna bağlanılır. En monosundan tek sazlı (Saz gerçek manasında kullanılmıştır.) ve bağrı yanık bir Anadolu Aşığının içli sesi bütün odayı, hatta mahalleyi sarardı.
Herkesin kulakları dikilir. Radyonun sesi açılırdı. Yan komşularda radyonun sesini duyar onlar da hemen son ses açar ahenk sağlanır. Etrafta ne kadar insan varsa o kara kutunun etrafına toplanır pür dikkat çalan türküyü dinlenlerler ve bir çoğu ağlardı.
Bir ayin veya ritüel gibi;
Çığlık çığlığa, kalkar ayrılık kuşları
Öksüz kalan gönül evimden
Beklerim kullanılmamış taze baharları
Ve ben, yırtarım eylülü takvimimden.
Ayrılık paslı bir makas gibi
Sararmış yapraklar, dökülüyorsa ıslak caddelere.
Bir evsiz kaldırıyorsa yakasını üşüyen boğazına,
Bitiremeden günü, Hava erken kararmaya başlıyorsa,
Gözlerini buğu kapladı, beni düşünüyorsun demektir.
Bir telaş yaşanmaya başlandıysa bu şehirde.
Öyle kolay yıkmaz insanı eften püften rüzgarlar,
direniyorsan var gücünle ve köklerini derine salmışsan.
Rüzgarın şiddeti değil önemli olan inan.
Ayakta kalışın hazırlıklı olmandan, kendine inanmandan.
....
Yaşamın kıyısından tutunmayı bırak! ..
Ortasındayım,
Bu bir türlü anlayamadığım Hayatın.
Tam ortasında.
Ne yeni heveslere, ufuklara açılasım var.
Nede tastamam tamamladıklarım aslında,
Araf provası yapar gibi ruhum,
Aşk; bir kelime sihirli
Kimi ana sütüne nazire, kimi kirli
Lütuf gönül bahçesine,
Bülbül sesinde aslı
Bir tek kalp duyar, değilse paslı.
Kış, olanca hışmıyla dayandı kapıya,
Her yanı keser zalim ayaz, buz gibi
Çıkma dışarı mecbur olmadıkça,
Elimde olmayan ellerin üşür şimdi.
Hani çıkarsan da, iyi giyin,
Sana konuşmak çölde su aramaktı.
Uçsuz bucaksız olduğunu bile bile heryeri vaha sanmaktı.
semadaki turnaları yakalamaktı.
Boyuma posuma bakmadan delice zıplamaktı.
Sana konuşmak güneşin peşinden koşmaktı,
Ne kadar boşaldı içleri kelimelerin.
Anlamı kalmadı duyguların hislerin.
Nereye gider beşeriyet bilemiyorum.
Canım Seni Çok Seviyorum.
Yalnızım
Kimsesiz bir dağ başında
Yapa yalnız
Gözüm ufuklara dalıyor
Aklımda sen varsın




-
Melike Şahnaz
-
Leyla Çetinkaya
-
Leyla Çetinkaya
Tüm Yorumlarmuhteşem şiir sayın şair...
duygu yüklü düzel bir şiir,kutluyorum
duygu yüklü düzel bir şiir,kutluyorum