Dünya dapdar bir gömlek üzerime.
Giyinemedim hiç.
Usta bir terzi çok uğraştı genişletmek için.
Annemden hatıra hüzünlerim pile yaptığından
Kilo aldım.
Olmadı.
Beni bu unutulmuşlukla baş başa bırakıp gidemezsin
Yola koyulmakla yoldan çıkmak kararsızlığındayım
Cami ile bayi arasındaki mesafe bir cadde
Biliyorsun, tüm yanlış tercihlerimin sebebi sensin
Bak, bana doğruyu gösterecek kimse yok görünürde
Kime sorduysam şikâyetçiydi hâlinden
Kudurdu asiliğimin kıyı kasabası
İş yerimde albaya
İç sesimle dünyaya meydan okudum.
Nasıl olduysa
Jilet,
Zıpkın gibi bir geminin
Evladı olmalı
Ustasıymış işinin
Hiç canımı yakmadı
Bileklerimi doğrarken
Bilinmez nerden gelir bu soysuz arzu
Nedendir anlamam içimde beliren
Sonsuz acıya meyilim
Ya ben varoluşumdan beridir alışamadım yaşamaya
Ya da asla yaşamak heveslisi değildim
İçimde heyecan yaratmaya meyilli bütün kelimeleri
Sürgüne yolladım
Umudun canı cehenneme
Dağıttım sahte şölen alanındaki davetlileri
Kadehlerden en sevdiğim kadının ismini döktüm yere
Hiç acımadı canım
Suya ve toprağa ant olsun
Değişecek bu düzen
Alaşağı olacak göğe eren baş,
Tehditle sallanan parmak kırılacak
Şüphesiz ki yerde kalmayacak ahımız
Er geç her şeyin hesabı sorulacak.
Hiç olmayacak yerlerde,
Alâkasız zamanlarda
Aklıma düştüğünü
Düşlerimin en korkunç anlarında
Ovalar, yaylalar ve arenaların
Engin kafiyesidir atlar
Nereye sürsen oraya koşmuş
Bin çağ yangını olmuş kırılan ayakları
Sessiz çığlıkları hâlâ duyulur savaş alanlarında.
Bana bu haksızlığı yapıp katıla katıla gülemezsin
Şüphesiz, bir müddet sonra hüznün o buhranlı rüzgârı diner elbet
Zaman zaman, üç ton birden açılır acının rengi
Fakat yastığımdaki güzelim kokun kalır, kalacaktır da ilelebet
Çerçevelerin canını okur yan yana olduğumuz fotoğrafların ahengi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!