Susmazdan önce;
Düşlerim, gülüşlerim, öpüşlerim,
Bin insan gücünde cümlelerim vardı benim.
Çözerdim en çetrefilli düğümü.
O vakit,
Evler ev, yazlar yaz, kışlar kıştı tabii...
İçinizden değil,
Çemberin dışından basıyorum deklanşöre
Tezatlık şöleni aklımın sınırlarını zorluyor
Kadrajımda onlarca paranormal mütebessim.
Üç yudumda çözümleyebilirim seni
Tabii, töhmet altında kalmayacaksa bilim
Adet günlerini kirlenmenden saymam
Soymam entrikalı oyunlarından enseni
Ve yeterince kızsam da sana
Yorgunum...
Yıllar önce bir durakta unutuldum sanki,
Hiç gelmeyenleri beklemekten yoruldum.
Dağı dolandı hüzün
Kasvet kapıya dayandı
Baktığım bütün yüzler tanıdıktı bir vakit
Yirmili yaşlarımla selamlaşırken
Ahalinin sevimli maskotuydu onlar
Memede,
Kundakta,
Kucakta...
Benim adıma toplansın kurul
… Zordaydım,
Sert adamlar rehin aldılar bileklerimi
Munis insanlar haydut huzurunda yargılanırken
Hâl çaresini bulup
Korkaklık pahasına oralardan civa gibi aktım,
Yaşamak için doğru olanı kaçmaktı.
Bir yerde his de yanılır
Ona bakma
Senden bana fayda yok
Benden sana olur ama.
Ne bileyim abi
Hiçbir şey yapamazsam
Gün karanlığa döndü yüzünü
Güneş göç eyledi uzaklara
Elleriyle lambalarını yaktı kent
Geceyi, leziz bir çay gibi
Tavında demledi Tanrı
Beş parasızız yine
Tutucu bir şehirde
Şık bir meydan...
Meydanda oynak bir kürsü...
Kürsüde bunak bir şovmen...
Ama yine kaçak dövüşüyorsun
Göz boyamanın marifetli ustası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!