Ne tuhaf kaç beden bir göğsü tuttuğunu bilmeden
Bir sütyen kopçası görünce heyecanlanmak
Ne acı mutlak doğru olduğu bilinen
Bir durumu ispatlamak için çırpınmak
Ve ne güzel uzun yaz gecelerinde birden içimizde beliren
Sırra kadem basmak bıkkınlığı.
Neden erken bu veda?
Oysa çekmecelerim var daha karıştırılacak
Yoksullukla, masamda tanışacağım akşamleyin
Daha bir gün öncesinden tanışıklığımızı unutarak...
Ey vebalini ödeyemeyeceğimiz günah
Ey hesabını veremeyeceğimiz kurban
Utançlarımızın en masum lekesi,
Affet!
Her savaşın ortasına bırakıp seni,
Öfkeni deniyoruz.
İmrenmeyin
Yaldızlıdır yalnızlığım
Ne sandınız!
Sızlanmak acizlere yaraşır.
Gün geçtikçe kaçıyor yaşama hevesim
Elim yorganıma uzanmıyor
Üşüyorum.
Penceremde bir kuş titriyor
Tir tir...
Bir bir ortaya çıkıyor suçluların yüzleri
Ruhum durağanlaştıkça
Durmadan arabalar geçer caddeden
Durmaksızın sorguluyorum neye inat doğdum ben?
Hani ara ara aklıma gelmiyor da değil
Kime ispat etmeye çalışıyorum adamlığımı
Ve bunca yokluk içindeyken
Sizin olsun bu boktan dünya
Toplu iğnenizi istemem
Satın arsalarınızı parsel parsel
Az uzağımda durur musun?
Her şeyi lanetleme hastalığına yakalandım
Tükenişim esrarlı olsun istiyorum
Yaşayacağım kadar bir alan bırak bana
Gazabım sana bulaşmasın.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!