Karanlık geceme süzülen
Bembeyaz bir ışık hüzmesi gözlerin
Kara sularıma sızıyorsun topluma inat.
Kabuğunu kıramazsın ama
Haberiniz yok sizin
Çocukluğum kayıp bir gezegen
Canı sıkılınca aranır gezginler.
Bazen hatırlar gibi olurum yalnız
Bir dünya vardı gövdesi küçük
Ve insanlar vardı, tertemiz
Düz yaşıyorum.
Hep zoru gördüğümden olsa gerek
Karmaşalar boğuyor beni.
Aklıma eseni yap(a)mamak,
Her sabah Aysun'a uyanmak
Hele bir de gece olunca
Dünya dapdar bir gömlek üzerime.
Giyinemedim hiç.
Usta bir terzi çok uğraştı genişletmek için.
Annemden hatıra hüzünlerim pile yaptığından
Kilo aldım.
Olmadı.
Jilet,
Zıpkın gibi bir geminin
Evladı olmalı
Ustasıymış işinin
Hiç canımı yakmadı
Bileklerimi doğrarken
Bilinmez nerden gelir bu soysuz arzu
Nedendir anlamam içimde beliren
Sonsuz acıya meyilim
Ya ben varoluşumdan beridir alışamadım yaşamaya
Ya da asla yaşamak heveslisi değildim
Alın terlerinin ufak bir kolu
Şehirleri yutan sel
Emperyalist kahpe faklarını
Bozan el işçinindir
Sarayların süslü avizelerinden
Çok daha iyi aydınlatır
Beni korkuyla denemeyin,
Beni yoklukla denemeyin,
Beni yoksullukla,
Beni yolsuzlukla,
Hele zorlukla hiç...
Birden oluşuverdi her şey
Korkunç bir hızla yeşerdi ağaç
Devasa dağlar fışkırdı yerden, asimetrik
Ana rahmine ruh üfledi melek
İşte böyle başladı macera.
Evrende kapladığın bütün alan;
Hiçlerle kışlar çarpımı
Sürekli dağılamazsın, hadi toparlan!
Kendine acımanın ne yeri, ne de sırası




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!