Şehr-i âlîsin ki nûrun tutmuş eflâk u zemîn,
Adın anıldıkça titrer târih ü devr ü yakîn.
Bir cemâlin var ki baksa hayrete düşer zamân,
Gün utancından kızar, gece olur mest-i nigîn.
seni düşünmek
bir sigarayı yarım bırakmak gibidir
hep bir dumanı eksik kalır gecenin
adını söyleyince
şehir yumuşuyor
Seni sevmek
bir şeyi tamamlamak değildi,
eksilmeyi göze almaktı.
Adını söylemedim kimseye,
çünkü bazı kelimeler
İğdeli’dir benim köyüm, dağa yaslı
Rüzgârı sert eser, insanı haslı
Her hanesi emekle, sabırla süslü
Taşı toprak değil, alın teridir
Sabah olur duman tüter bacadan
Kışı uzun sürer, sabır öğretir
Soğuk vurur amma yürek ısıtır
Kapıdan girene gönül açılır
Misafir baş tacı, töre altındır
Allahuekber yüce dağım benim
Sensizim karanlığım ortasında
Umutlarım ve hayallerimle
Yürüyorum yürüyorum...
Sensizim bir dağın yamacında
Sensizim uçurum kenarında
Yalnızlığım tam şuramda
Ben bu dünyaya
adımla gelmedim,
bir sırla indim
ve unutarak yürümeye başladım.
Rüzgâr bana “hatırla” dedi,
Hayat,
üst üste binmiş sessizliklerden ibarettir.
Bazılarını konuşarak,
bazılarını susarak taşırız.
Bir evde büyür insan,
Bir niyaz ile düştüm bu yola,
adı aşk olan bir imtihana.
Nefs dediler karşıma çıkan gölgeye,
ben onu hakikat sandım evvela.
Bir mürşid gerek idi gönül çölüne,
Sonsuzluğa doğru
bir başıma yürüyorum.
Arkamda
yarım kalmış cümleler,
adını koyamadığım sevinçler
ve bir şehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!