Hamd ü senâ ol Zât-ı Bî-misl ü Bî-hemâl’e ki,
Vücûd-ı mümkin onun nûr-ı feyzine muhtâcdır.
Ol “Kun fe-yekûn” ile âlemi var eyledi,
Bir emriyle arş u ferş serâser inkiyâddır.
Zât-ı İlâhî münezzehdir cümle hudûd u kıyâstan,
Bir saatin içindeyim artık,
zaman benden önce kırılmış.
Akşam, duvara yaslanmış bir yorgunluk,
gölgem bile benden izin alıyor geçerken.
Sevmek dediler adına,
Seni sevmek,
bir cümleyi yarım bırakıp
onu ömür boyu savunmaktı.
Noktasını koymadım;
çünkü bazı sonlar
yazıyla değil,
İnsan en çok
“iyiyim” dediği yerden kırılır,
kimsenin inanmadığı
ama herkesin duyduğu yerden.
Bir gün olur,
Bir ülke büyür içimde,
haritalara sığmayan.
Bir çocuk ağlar gecemde,
adı yok,
ama sesi herkesin vicdanına benzer.
Minârelerin göğe çekilmiş duâdır,
Her biri semâda yakılmış bir kandîl-i latîf.
Kubben ki zaman secde eder altında her dem,
Târîh eğilir, olur sana boyun eğip hanîf.
Ben
bir haritayı katlayıp
cebime koymuş gibiyim
nereye gitsem
bir köşesinden memleket sarkıyor.
Bir gece doğdu umut,
Karanlık geri çekildi.
Yetim bir gül açtı dünyada,
Adı rahmetti, adı Muhammed’di.
Gökyüzü eğildi yere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!