Ersin İlhan Şiirleri - Şair Ersin İlhan

Ersin İlhan

Ey şehr-i dilârâ ki cihân sende karar eyler,
Eflâke uzanmış kubben altında zaman eyler.

Bir bûse-i rahmettir akan mâ-i muallân,
Bosfor ki lebinden kevser-i cânlar akar eyler.

Devamını Oku
Ersin İlhan

Gittiğinden beri
içimde bir istasyon var,
ne tren geliyor
ne de gidenin adı anılıyor.

Beklemek diye bir şey yok aslında,

Devamını Oku
Ersin İlhan

Sözün yükünü omuzlayan adam,
Kalemiyle cephe kuran adam,
Zamanın en karanlık yerinde
Hakkı haykıran adamdır Mehmet Âkif.

Bir millet çökerken dizlerinin üstüne

Devamını Oku
Ersin İlhan

Bu gece sustu zaman,
Bin yıl çekildi bir adım.
Göğe açıldı kapılar,
Yeryüzü secdeye vardı.

Bir ayet indi kalbe,

Devamını Oku
Ersin İlhan

Sessiz gelir, kabuk tutar duvara,
Kokusu kalır, izi kalmaz sonra.
Bahçede başlar bu küçük bela,
Akıl ile olur ancak müdaafa

Önce temizle, evi bahçeyi,

Devamını Oku
Ersin İlhan

Biz hep gidenleri konuşuruz,
oysa asıl hikâye
kalanlarda yazılır.

Kalan;
aynı sandalyeye her akşam

Devamını Oku
Ersin İlhan

Engindir görülmez benim
Kalbimdeki yaralarım
Sırrımı verdim dağlara
Dağlar ile ben ağlarım

Kanlı yaşlar döküyorum

Devamını Oku
Ersin İlhan

Hayat,
önünde durduğumuz bir kapıdır.
Ne kadar açıldığından çok
kaç kez dönüp baktığımızdır mesele.

Bazı kapılar

Devamını Oku
Ersin İlhan

Hamd ü senâdır sana ey Hâlik-i bî-şibh ü nazîr
Kâinâtın cümlesi hükmünde fermân-pezîr

“Kun” hitâbınla zuhûr etti cihân-ı mümkinât
Bir nefesle oldu yoktan var bu kevn ü bu serîr

Devamını Oku
Ersin İlhan

Hamd ü senâ Hazret-i Hallâk’a yaraşır,
Zîrâ ki kevn ü mekân emrine baş eğmiş durur.
“Kun” nefhasıyla zuhûr eyledi âlem,
Bir lahzada arş u ferş nûruna gark olur.

Zât-ı İlâhî münezzeh her kıyas u vehmden,

Devamını Oku