Ersin İlhan Şiirleri - Şair Ersin İlhan

Ersin İlhan

Adın, rüzgârın fısıltısıyla gelir
Bir bahar eşiğine.
Ne gürültü ister
Ne de kendini anlatma çabası—
Varlığın yeter.

Devamını Oku
Ersin İlhan

Bir eşikte durduk.
Ne ileri gittik
ne geri döndük.

Zaman,
üstümüze kapanan bir kapıydı;

Devamını Oku
Ersin İlhan

ben hayata
sizlerle tutundum
Elvin,Derin ve Zeynep

dünya sertti
rüzgârı keskin

Devamını Oku
Ersin İlhan

Ne Rûm gördü benzerini, ne Acem yazdı,
Ne Çin’in atlasında var bu sûret-i şerîf.

İstanbul’sun sen; adın anılınca susar söz,
Şiir olur dil, kalem olur aczde zaîf.

Devamını Oku
Ersin İlhan

Şu fani dünyada yar yar bir gün gülmedim
Demi devranını yara yar sensiz sürmedim

Senin kara yazın yar yar benden ötürü
Senin başan gelen yar yar benden ötürü
Senin çektiklerin yar yar benden ötürü

Devamını Oku
Ersin İlhan

Aşkınla harâb oldu bu gönlüm, ne çâre kim
Bir derde mübtelâyım ezelden, ne çâre kim

Vuslat diye sunduğun o bir lahza-i hayâl
Ömrümce süren hicrana döndü, ne çâre kim

Devamını Oku
Ersin İlhan

bu şehir kendini her akşam
sigara dumanına sarıp uyuyor
ben uyuyamıyorum
çünkü bir kadın var
harfleri serseri
bakışı liman kaçkını

Devamını Oku
Ersin İlhan

En çok gidemeyenler yorulur,
kapıyı kapatamayanlar…
Ne kalır,
ne vazgeçer,
arada ömür tüketir.

Devamını Oku
Ersin İlhan

Böyle bir diyârı ne kalem vasf edebilir,
Ne dildeki sözler taşır o sırr-ı zarîf.

Lâkin neyleyim, coştu gönül, sustu akıl,
Medhinde kusur etse bağışla ey şehr-i şerîf.

Devamını Oku
Ersin İlhan

Yol yürüdüm, iz aradım,
Adın düştü her taşa.
Baba gitti, ben kaldım,
Yük çöktü yavaş yavaşa.

Sözün azdı, özü çoktu,

Devamını Oku