Gül, dikeniyle birlikte sevilir.
Nedensiz, sebepsiz sevilir; karşılık beklenmeden sevilir.
Sevilince de, o gül için bir ömür verilir.
Gül kokunla, gül bakışınla, gül yüzünle bu kalpte her zaman yerin var.
Mecnun olana gül güzel görünür,
Bir demet gülün içinde bir gül gördüm.
Boynu bükük, içine kapanmış, kendi dünyasındaydı...
Bir çiğ damlası düşünce yapraklarına,
Rüzgârla söyleşir gibi oldu.
Solgun değildi.
Her gün batımında bir ayrılık şarkısı, kulaklarımda...
Hüzün çökmüş gecenin karanlığında,
Yalnızlık baş ucumda.
Gökyüzünden yıldızlar kaybolacak,
Güneş yeniden doğacak
Bana aşkı sordular,
Bir suskunluk kadar derin,
Bir vedanın ucunda asılı kalan nefes gibi.
Göz göze gelemeyen bir iki hatıra,yıllar sonra ...
Öksüz kaldım, gurbet yollarında ömrüm eriyor,
Dertleri dinledikçe gönlüm, "Benimkisi dert mi?" diyor.
Bu sevdaya bir ömür yetmez diyor,
Tabip gelmiş, "Çare yok, yok!" diyor.
Akan gözyaşları içimi temizliyor,
Hastane çatısında ölüm kol geziyor.
Sen düşlerimdesin,
Her gün
Ezberlediğim
Bir kelime gibi...
Hep tekrar
Dilimde.
Bir gün karşılaşırsak seninle
Meçhul bir yerde,
Beni görünce gözlerin dolarsa yaşlarla,
Bir şarap misali yudum yudum
İçerim gözlerinden süzülen yaşları.
İçki içen adamlar gördüm,
İçtikçe içen, adam gibi adamlar.
Nice içkiler gördüm,
Adam gibi olanları içen.
Karşımda durduğun gibi olmuyorsun,
Hatıralar sarmış dört bir yanımı,
Hayallerim, rüzgârlarda savrulan sararmış yaprak gibi.
Gözyaşlarımla ıslanmış, ey ayrılık kokan toprak!
Bu gece isyanlardayım… Bana ayrılığı anlat!
Ayrı düşen aşkların kokusu var sokaklarında…
Bir tutam dost,
Bir tutam dost hatırası,
Bir tutam dost yarası,
Bir tutam dost duası,
Bir tutam da tuz...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!