Sen benden gittin gideli,
Zaman değerini kaybetmiş…
Benim için artık fark etmiyor;
Saat hep aynı yerde.
“Geleceğim” dediğin, gelmediğin
Zamanın içindeyim...
Es, deli rüzgar es — gecenin ardına gün yeniden doğmuş.
Toprağın kucağında nice çınarlar asırlara meydan okumuş.
Kimi ağaçların yaprakları sararıp solmuş,
Solan yaprakların her biri bir yana savrulmuş.
Bilinmez ki kaç sonbahar, kaç kış olmuş,
Ardına yaz güneşiyle kavrulmuş.
Sen bu kentin kötü huylu insanı...
Sen bu kentin kendini beğenmiş insanı...
Anlayacaksın bir gün, gerçek sevginin ne olduğunu.
Terk edildiğinde, terk etmenin acısını öğreneceksin.
Yalnızlığın, sana geride bıraktığın yalnızları hatırlatacak.
Sen çekip gidince bu sevda biter mi sandın?! (1)
Hatıraları bırakınca, acılarım diner mi sandın?
Yüreğimde neştersiz açtığın yaraya bakmak kolay mı sandın?
Aşkın yükü ağır olunca, sen taşıyamadın...
Ben yandım, ben aldandım!
Sen çekip gidince bu sevda biter mi sandın?
Ben senden sonra, ben de beni bulamaz oldum.
Bendeki senin peşinden koşarken
Çok yoruldum… Ben artık bana uğrayamaz oldum.
Sen hiç kıskandın mı?
Elinin ellerine değmediği ve tutamayacağın bir ele uzanan eli!?
Hiç kıskandın mı,
Senin yerine onu koruyacak, duaların gücüyle semaya açılan elleri!?
Ya da
Sensiz geceler uzun, acımasız...
Daha sabaha çok var.
Saatin akrebi ölmüş bu gece —
Zamanda yas var.
Sensizlik kara bulutlara bürünmüş,
Sabahı saklar.
Seni unutamamak ne kadar güzel,
Adını içimde yankı gibi taşımak,
Her uykudan uyanışta seni anmak...
Kalbimde iz, gözümde hayalsin hâlâ,
Unutmamak, bazen en güzel hatıra.
Gecenin bir yarısında,
Unutmuyorum, unutamıyorum
Sana çıkan sevdanın yollarını.
Gecenin koynunda adını sayıklarken,
Yüreğimde tutuşan o yangını...
Boşluğa uzanan ellerimde,
Aşkı bize anlat dediler,
Ben bilmem ki!
Aşk nasıl olur dedim,
Sonra...
Işıldayan gözlerde kayboluşumu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!