Gönulden gönüle bir yol yaptim
Üzülme
Duydum ki özlemişsin beni, üzülme
Duydum ki sarılmak isteyip sarılamamışsın, üzülme
Duydum ki bana koşup gelmek isteyip
Yollara baka baka gelememişsin, üzülme
Duydum, özlemişsin beni; artık üzülme.
Sarılmak isteyip, sarılamamışsın; dert etme.
Bana koşup gelmek isterken, yollara bakmışsın; gelememişsin.
Ne olur, ne olur, artık üzülme.
Söylemek isteyip söyleyemediklerin,
Yüreğini yakıp kavuruyormuş.
Gül, dikeniyle birlikte sevilir.
Nedensiz, sebepsiz sevilir; karşılık beklenmeden sevilir.
Sevilince de, o gül için bir ömür verilir.
Gül kokunla, gül bakışınla, gül yüzünle bu kalpte her zaman yerin var.
Mecnun olana gül güzel görünür,
Bir demet gülün içinde bir gül gördüm.
Boynu bükük, içine kapanmış, kendi dünyasındaydı...
Bir çiğ damlası düşünce yapraklarına,
Rüzgârla söyleşir gibi oldu.
Solgun değildi.
Bana aşkı sordular,
Bir suskunluk kadar derin,
Bir vedanın ucunda asılı kalan nefes gibi.
Göz göze gelemeyen bir iki hatıra,yıllar sonra ...
Ya Rab…
Avuçlarımıza düşen lokmayı
helâlinle mühürle.
Azı çok eyle,
çokluğun içindeki tamahı bizden uzak tut.
Nefsimizi tok, gönlümüzü açık tut.
Bilmiyorum sana kaç şiir yazdım,
Kaç geceler adını sayıkladım.
Kaç yıldıza seni sordum, derdimi anlatamadım…
Biliyor musun?
Beyaz güvercinlerle çiçekler yolladım,
Bilmiyorum sana kaç şiir yazdım,
Kaç geceler adını sayıkladım.
Kaç yıldıza seni sordum, derdimi anlatamadım…
Biliyor musun?
Beyaz güvercinlerle çiçekler yolladım,
Belki kalbine bir nefes olur, bir gülüş düşürür sandım.
Biz korksaydık bıçaktan, silahtan…
Birkaç kalleş bıçak yarasından,
Olamazdık doğru söyleyip satırları yazanlardan.
Kalemimin ucu sivridir, en keskin bıçaktan…
Ekmeğinin uğruna nasır tutan ellerim,
Öyle bir an gelir ki, şair yorgun...
Sayfalar eskimiş, kalem suskun.
Kelimeler anlamsız, dil suskun.
Gün akşam olmuş sen...
Sen yine yoksun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!