Vicdanınız rahat olsun.
Kendinizi, kalbinizi suçlamayın.
Ben üzülmedim sandınız belki…
Oysa ben sadece yoruldum.
Hem de çok…
Çok yorgunum.
Bugünleri özlediğim zamanı,
Tekrar beklediğim günlerden daha çok özleyeceğimi
Hiç düşünmemiştim.
Ama çocukluğumu…
Onu çok özledim.
Eğer bilseydim…
Umutlarımı, hayallerimi çalanları aramaktan…
Beni benden alanı ararken kendimi kaybetmekten,
Her gün, aynı sabaha gözlerimi açmaktan,
Yaşamak için bir sebep arayıp bulamamaktan,
Ardına bakmadan gidenin yollarına
Bıkmadan, usanmadan bakmaktan yoruldum.
Bir fincan acı kahvenin
Kırk yıl hatırı varsa,
Baldan tatlı bir sohbetin
Ömrünce sürer hatırası.
Tadı kalır damağında,
Ölüm ayırsa da ardından.
Sessiz gecelerin dostu kemancı,
Geceyi usulca çek içine;
Dertli kemanın en ince telinde saklı yalnızlığın sesi,
Bestelenmemiş hüzünlü notalarla süzülsün tellerinden.
Sessizliğin feryadı yükselsin,
Usulsüzce portrelerden ayrılıp kaybolsun,
Gece karanlık, pare pare gönlüme pusu kurmuş.
Tonlarca hayalinin ağırlığı, göz kapaklarıma oturmuş.
Uyuyamamak değil derdim,
Sensizliğe uyanmaya alışamadım.
Seninle, sensizlikte
Gece, karanlık pare pare gönlüme pusu kurmuş…
Tonlarca hayalinin ağırlığı göz kapaklarıma oturmuş.
Uyuyamamak değil derdim…
Sensizliğe uyanmaya alışamadım sadece.
Seninle sensizlikte,
Günler, aylar geçti farkında olmadan,
Bir yaş daha ihtiyarladım bu sabah.
Her doğuşunda günün, her akşam oluşunda,
Bir gün daha gider insanoğlunun hayatından.
Gece yatağa girdiğimde düşünürüm:
Dokunmayın bana, dağılırım...
Bir söz etmeyin, yanlış anlarım.
Paramparça yüreğim, bedenim çaresiz,
İçin için kan ağlarım.
Yanıyor yüreğim, yanıyor ciğerlerim,
Yalnızlık kapladı her yanımı…
Şahitlerim elimdeki 33’lük tespihim ve dört suskun duvar.
Sizde saklı mutluluğum… yıkılmışlığım…
Sessizce boynumun eğildiği, büküldüğü anlar…
Biten umuduma, kaybolan hayallerime siz şahitsiniz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!