Hangi yalnızlık senindi
Uzak kasabanın arastasında unuttuğun mu?
Yakın kentin kalabalığına karışıp
İzini kaybettirdiğin yasak aşkın
Elleri üşümüş büzgüsü yarım eldivendi
Hep anımsarım o sabahları
Uykusuz üç-beş nöbetlerini
Taşra kentinin gönül sırları
Vahamet sarmış tepelerini
Ara sokaklar hiç unutulmaz
Bir dağ evi düşlerim;
Ahşaptan
Şöminesi önünde sere repe uyumak,
Doğa ile sarmaş dolaş olmak
Şimşeği odamı aydılatınca;
Ellerim seni arıyor
O sımsıcak tenini
Gözlerim seni soruyor
Ufukta kayıp resmini
Sana dönüş yolum kapalı
Gidimli yol izlenecek başlık atınca
Önce şu sorular sorulmalı
Yalnızlığın kentselleşmesi mi
Yoksa kentin yalnızlaştırması mı
Olgu mu indirgeme mi
Nerden bakarsan bak doğru
Nasıl geçtiydik o granit kayalar arasından
Temmuz güneşinin yaz/avaz kızgınlığıyla
Apansız uçurumdan sarkan ölgün deniz
Mavi/Yeşil gözerimi uzaklaşırken sonsuza
Özgürlük türküleri söylerken kahkahayla
Her şey birbiriyle bağlantılı
Nefes almak düş kurmak yaşamak
Doğa ile iç içe var olmak
Aşk yanıltıcı bazen saplantı
Ayrıştırmak gerekirse eğer
Mutluluk ve hüzün köşe kapmaca
oynuyor içimizde
sobe diyen kazanaıyor muzipçe
mutluluğu kaybetme telaşıyla
mutsuzluğu sobeleyememek niye
Eğer mutluluk dengede kalabilme başarısı ise
Acı yüklü omuzlarım ağır,
Merhem bulunmaz yaralarıma.
Yardan ırak yaşıyorum amma,
Çekilmiyor böyle bin bir kahır.
İsyan edemem ruhum darılır,
Kanımızı kaynatan ah şu yazlar,
Gönlümüzden silinmez izi.
Soğuk kışlarda en titrek akşamlar,
İçin/ için ısıtır düşlerimizi…
Sere serpe uzanılan kumsallar,




-
Hülya Bakaye
Tüm YorumlarŞİİRLERİNİZİ TAKİP EDİYORUM.BENİ EN ÇOK ETKİLEYEN YANI YAŞANMIŞLIK DUYGUSUNU HİSSETTİRMENİZ.TEBRİKLER.SAYGILARIMLA