Mum gibi eriyen bir bedenin bitişini,
Seyretmek ne denli zor, kanı çekilmiş yüzde.
Tutunmaya çalışan o çaresiz ellerde,
Ensesinde hissetmek ölümün gelişini…
Bir gün daha yaşama arzusu belli değil,
Boşanır mı yağmur sağanak
Kızılca kıyamet kopmadan
Yalnızlık çökünce apansız içine
Kör noktasındasın yaşam çizgisinin
Gerçek değilse gerçek dışı
Çok iddialıyım bu kez seni anlatacağım
Zorluğun farkındayım bilmem nasıl başlasam
Kısası olmaz uzun cümleler kuracağım
Nasılsa içim dolu hiç yarı yolda kalmam
Önce gözlerin gelir çok uzak diyarlardan
Puslu bir tren kalkar gibi buzlu perondan
Biliyorum gideceksin,
Birazdan beni terk edeceksin,
Ve ben ölümcül kederimle sırdaş;
Ardında bıraktığın iki damla gözyaşını
Sorgulayacağım ömrümce
Teselli arayacağım,
Bu sarı kesin değil
Ağırlamadık daha yağmuru
Salkım saçak dökülmüş otlar
Beli bükülmüş yalvaran dallar
Hani nerde sus pus olmuş kuşlar
Yine daldım uzaklara
O rıhtımın kenarında
Yaz gecesinin
Sabahı kovaladığı yerde
Seni aradım
Seni çektim içime
Sevdiğim yer sahil benim
Dolaşırım sıkıldıkça
Oturup bir kanepede
Gemileri seyrederim
Demir almış birer birer
Yağmur yağarken bekliyorum seni
Şişekler ateş çaksın parıldasın
Mevsimler yansın seni hatırlasın
Sonbaharda nemli gözlerini
Katran karası o gecelerimin
Perşembe pazarının gelişinden anlarım
Zamanın ne denli hızlı akıp gittiğini
Takvime bakmam hiç, ne de günleri sorarım
İçimde bir telaş bekler gibi birisini
Herkesin gönlünde oynanır hayat oyunu
Unuttum derken birden geliverdin aklıma
Seslenişini duydum konuverdin ruhuma
Zaman tünelimizden açılırken geçmişe
Mutlu günlerimize usulca dönüverdin
Neyleyim yar sen beni benim gibi sevmedin
Bana üzülmek kaldı olan olmuş bitmişe




-
Hülya Bakaye
Tüm YorumlarŞİİRLERİNİZİ TAKİP EDİYORUM.BENİ EN ÇOK ETKİLEYEN YANI YAŞANMIŞLIK DUYGUSUNU HİSSETTİRMENİZ.TEBRİKLER.SAYGILARIMLA