Sessizlik ve Açlık
İki bilinmez,
Pencerem açılınca biri
Gözlerim kapanınca diğeri gidiyor .
Sen gittin ya sevgili,
duramam artık bu ıssız sokaklarda
ne bahçemden pencereme düşen gül
ne lale, menekşe, karanfil, ne de sümbül
ne de aşkından biçare dolanan bülbül
sensiz hatıramda, belli ki olmayacaklar
Seni yazıyorum, adını yazıyorum
en güzel mısralara, en eski anlatımla
adın yazıldıkça kısalır satırlar
birbirini kovalar durur mısralar
ben, seni, yazdıkça unutuyor
konuştukça hatırlıyorum
Dolu dolu gözlerimden
Gidersen, hıçkıra hıçkıra
Kalırsan, katıla katıla
Yaşlar boşalacak,biliyorum.
Ensar Cevval
Sevgin kadar acır yüreğin
sevgin kadardır matemin
ve cümlelerin
ve taze bir yaradır hasret
usulca geçer gözlerinden.
Ensar Cevval
Sirkeci de vapur iskeleleri
ve bir kuğu gibi salınan vapurlar
mutlak görmüştür buradaki yaşamı
Üsküdar'a, Kadıköyüne gidenler
veya geri dönenler...
Yıldırım çakışından korkan çocuk
başını yastığa saklar dua ederdin
görüyordum
yalnızdın odanda, ağlamaklıydın
baban korktuğunu bilir,
usulca odana girer, koyun koyuna yatardınız
Bana bir çocukluk verin
İçinde yoksulluk olmayan
Bir pantolon ve gömleği olan
Bir zenginlik verin
Boş alanlar bırakın
Sonbahar, hüzün çiçeğidir yaşamın
yaşlanmasıdır insanların, ağaçların,
yaprak dökmesidir dalların,
ağarmasıdır saçların,
eğilmesidir dalların, bellerin,
damarlarından suların çekilmesidir
Bir gün karşıma çıkarsan eğer
Beni ne kadar sevdin diye sorma
Çok dersem gitmemi izah edemem
Az dersem kalbimi yakışını.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!