Ilk defa gözyaşım tuzlu değildi
İlk defa gözyaşım yüzümü yaktı
Canım yandı
Kolum, kanadım kırıldı.
Perşembe günlerim öksüz
Temmuzlarim yarım kaldı.
İçimden
Ta derinlerde bir yerden
Bir tat yayılır dilimin ucuna
Bir ürperti geçer üzerimden
Kanat çırpışı gibi kuşların
Sen bir kum tanesisin
bense bir istiridye
sevgimle seni öyle saracağım ki
adına İnci diyecekler.
Aşk, her yaşta güzeldir
onbeşinde saf, çocukcadır
içinde birşeyler vardır tarifi olmayan;
yirmisinde şımartılmaya gelmez
bir kaptırırsan anaforuna beynini
gerisi, bir yastıkta kocayınlı temenni
Aşkı sordular,
Canbazın ip üstündeki dünyasıdır dedim
o muhteşem büyülü dünya;
kendine inanmışsan,
varacağın yere inanmışsan,
ayaklarına,
Bir nakkaş titizliğinde nakşettim
bir marangoz becerisi ile resmettim
ve saldım damarlarımdan akan suya
içimi okşayan her salınışında
işte benim ki..
yani, bir yanım diyebilmek uğruna
Rüya bu ya; sanki,
Servi ağaçları ile süslü yatağından kalkacak
Erguvan dizili sokağın başında belirecek
yarım yokuştaki bahçe kapısından süzüleceksin.
bir kuş göğsünü yüreğinde dinlendirip
göz kapaklarımı usulca aralayıp
Bana kuşları anlat
nasıl uçtuklarını,uçabildiklerini
kanatlarını,şekillerini anlat
bana ağaçları anlat
yapraklarını bilirim de rengini anlat
benden uzun mu servinin boyu
Bugün, gurbetteki ilk bayramım
en güzel elbiselerimi giyip te yollara düştüm
bir teyze, oğlunun, eskimiş pantolonunu vermiş
bir amca, Eminönünden bir gömlek almıştı
bir de bir ayakkabı uydurmuştum yalın ayaklarıma
ellerimle, saatlerce parlatarak saklamıştım başucumda.
Bir dua idi
bir özleyiş
bir kan damlası
bir et parçası
bir gül goncası..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!