savrulan yaprak olacağına,
rüzgâr ol adamakıllı.
sen savur tüm yaprakları.
öyle es ki,
eğilsin önünde ağaçlar.
kırılanla değil
darlanır yüreğim
aklıma düştüğün an.
bir ateş düşer içime
yanarım duman duman.
o yüzdendir,
gelme,
ne oldu,
çok mu şaşırdın?
işte, ayaktayım hâlâ;
minare kadar dik,
kayın ağacı gibi yüksek.
ne zaman ki eser
bad-ı saadet,
poyrazlar keser önünü.
ne zaman ki görünse
uzaktan sıla,
yeni bir hasret alır
Kana çalmış gökyüzü.
Kana çalmış dünya.
Nehirler kızıl,
Denizler kızıl…
Ne sancılı bir doğumdur bu?
Nelere gebe kimbilir?
Öyle bir yazılmış ki
Alnıma gurbet…
Ne yapsam, ne etsem,
Dönüp dolaşır
Bulur beni.
Sağım gurbet, solum gurbet.
ve, döneceksin birgün
bu sokaklara,
bu parklara...
attığın her adımda,
gördüğün her yaprakta,
sallanan çocuklarda,
bilmezdim senden önce,
tanımazdım içimde yıllardır
saklanan kuşu.
sayende duydum kanat seslerini.
seninle uçmayı belledi.
seninle kırdı zincirleri.
seni sevmektir
yaşamaya
en büyük sebebim.
sensiz geçen an,
ölüme ferman!
şunu bil ki;
seni yazdım şiirlere.
seni okudum türkülerle.
ağladığımda bile,
sen vardın yaş diye
kirpiklerimde.
sendin rüyalarım;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!