hasret fenerleri yanar
sigaramın ucunda,
pencere kenarında.
gözlerim dolanır durur
yıldızların arasında.
bir kördüğüm
boğazımda;
sıkıp durmakta.
yüreğim çırpınıyor,
telaşta...
ah! ne de çabuk geçiyor vakit.
kaybettim gülümü, kaldım ben nâçar
yüreğimde hüzün gülleri açar
yokluğu ciğerde yareler açar
ölemedim gurbet, kaldım elinde.
karardıkça bağrım kararıp kaldın
karardıkça gökyüzü
içim daralıyor, boğuluyorum.
bir hüzündür sıvanıp
göğsümün ortasında,
yumruk gibi kalıyor.
kaldırıp başımı bakıyorum
yeni geldi demek
aklın başına..
lâkin,
çok sular aktı
bu köprünün altından.
fayda yok artık
hasret mektupları gibidir
benim hayallerim...
onlarla yaşamak
kaderim.
şikâyetçi değilim.
gittin,
yoksun...
bir başka soğuk
yatağım bile.
içim üşüdü...
gittiğinde çıkıyor
geçiyor beyhûde şu garip ömrüm
varayım yar yanına, feda edeyim.
senden ayrı bu dünya en ağır zulüm,
eremezsem murada söyle neyleyim?
en karanlık zindandan daha da kara,
bulutsuz bir gökte,
rüzgâra baş kaldırıp,
güneşe kafa tutan
bir güvercindir sevdam.
yanacağını bilir,
yiteceğini bilir de,
uymaz bir türlü hesabım;
tutturamam sevincin vaktini.
hep kıl payı kaçırırım
mutluluk trenini.
ne zaman ki ayrılık olacak,
nedense herkesten önce




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!