ona buna vere vere
kalmamış başta akıl.
çok bilen çok yanılır
biraz yavaştan takıl.
önce kendi yolunu bul
yalpalama sağa sola.
ne zaman adını ansam
bir yumruk çöker boğazıma,
nefesim darlanır.
ne zaman gecenin bir yarısı
uykudan uyanıp
baksam karanlık göğe,
bak anne!
benim de bilyelerim var artık,
rengârenk, avuç avuç...
param da var.
ama ne o bilyelere heveslendiğim çağım,
ne de o çocuğun
can yoldaşım
kalp sırdaşım
rüyamdaydın yine
sabaha karşı.
nasıl oldu da
daldıysam uykuya...
ne yapardım acaba
elimi tutan elin olmasa;
saçların yüzüme,
nefesin içime dolmasa…
sahi, çiçekler ne yaparlar
söyle nedir, bu dünyanın anlamı?
şayet değil ise, yâr, seni sevmek.
niye nefes alayım desene, gayrı
sevmiyorsam seni, müstehak ölmek!
bir seni sevdim; bil pîr sevdim.
kaderimdir her sabah
hayalinin koynundan çıkıp
işe gitmek...
kaderimdir,
akşam iş dönüşü,
kapıda bekleyen
sen ne dersen de,
ne istersen öyle söyle;
duyan yok bu hengâmede.
karmaşa, gürültü..
herkes kendi derdinde.
umurunda değil artık
uçup gitti bir bir
o en güzel yıllar.
doymamışken daha
damarlarda yanan
deli akan kana.
sen, dalda tomurcuk,
yeni güne merhaba diyen;
üzerinde duruyor daha
taze çiyler.
ben, kök olmuşum toprakta
boğum boğum, nasırlı;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!