Ellerinin tetiklerinde
kaç kurşunum kaldı
Söyle bileyim ömrümü
Vakit dar bir zaman.
Ben korkak bir şövalye
Hayat denen bu oyunda
Bir yaprak misali düştüm toprağa
Bedenim ağrılar içinde eyvah
Tutmadın elimi kaç gündür
Bakmadın gözüme ne zamandır
Nicedir buralarda soldum baharım
Bir nehir akarken uzaklara
Bir sızı bir sızı daha
Kurşun gibi düşer bağrıma
Kurşun gibi..
Sonra herşey güzelleşir zamanla ..
Toprak ve yağmur bilir
Senin tenin çıplak bedenimde
Uzaklar tanıyor sesimi
Ve sana olan seslenişlerimi..
Kırmızı bir tahta evde
Adın kulaklarımda yankılanıyor
Gecenin sahibi bir karanlıkta
Ay çırpınırken karşımda
Dudaklarımda istemsiz bir dua
Ne olur onu koru,
Ne olur üzülmesin bir daha ...
Senin sesinde sular çağlar
senin sesinde sessizlik kaybolur
bir dağ oturur başında
bir ismin olur senin sesinden
sana bu ismi kim koydu
Bir kuş gördüm
Yaralanmış dağlı bir kuş
Çiseleyen bir havada yorgun
Üşümüş kıvrılmış bir taş parçasında..
Sevdası bulutlarda kalmış
Senin ellerin yangın yeri
Senin gözlerin hani ...
Bir Muş sabahı sisli
Kalabalık bir ses var kalbinden içeri
Otobüs görmüyor ileri
Yüreğim acıyor dilinin neşteri içinde
Gece ve sözlerin biribirine karışıyor
O an uyumak bir darbe yemiş
O an gözler korku içinde açık ve seçik..
Bu yüzden
Bileklerimde kartal tırnaklarının izi
Var oluş yok oluş arasında bir yer
Doğu bir zamanda yırtıcı bir sel
Kahır mevsimi bir düzen ve
Susmak bilmeyen bir dozer
Kulaklarımın penceresinde...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!