Ellerim ellerim ...
Yarım bir dünya içindeyim
Dağınığım.
Bir kabusta gibiyim
Neşelerimi hangi rüzgarlar aldı
Hangi tufan dudağımda ki izini denize saldı ..
Gözlerin bir okyanus sanki
Öyle güzel aldı ki beni
Bir sandal gibi dağıldım içinde
Sonra sustu gökyüzü ay sustu
Bir tek karanlık konuştu
Seni benden alan karanlık ..
Tanrım;
Senin atlasın kara bir nehire karıştı
Kirlendi duvarın bulutlar uğramadı
Zifiriydi yollar ay siyaha boyandı .
Sevgili dediğin bir mektup
Metin ol ömrüm söyle
Duyanlara ve dinleyenlere
Sıralı bir kartpostaldır
Ömrümün bu acayip günleri
Kırılmış ince yüreğim
Maktulüm belli ...
Kanatlanmış geliyor küheylan atlar
Gözlerinde kocaman bir umut tılsımı
Ayaklarında özgürlük rüzgarının şarkısı
Dağ gibi gölgeleri ile muazzam
Keşfedilmemiş Cevherlerdi onlar ...
Kumrunun gözlerinde atlasım
devirir bedenimi acılara
sana getirir incelmiş yüreğimi..
ufalanmış bir gri mevsim
Yaralı bir rüzgar ve bir dağ
Bir türküde duydum sesini
'Tutam yar elinden' diyordu
Bir kurşunun izi gibi içimden geçiyordun.
Dokunuyordun sanki kalbime
Önce gözlerime çöküyordu acısı
Ağacın dalında bir kuş bakıyor
Göğün bulutlu tozlu rüzgarı içinde
Sallanan küçük bedenini dengede tutarken
Bana bakıyor bir gerçeğin izdüşümü gibi
Haritaları yapanlar kimler der gibi
Sınırları çizenler kim der gibi
Tut ki bir şafaktayız
Otobüs vardı varacak son durağa
Demirden bir kapı açılacak
Tüm şehir kuşları göğsüme vuracak
Bir şiir çalınacak Paul eluard'dan neylersin..
Ölümle yüzyüze geldim
Bir uzak bakışta senin üzüldüğünü düşünürken
Ses yankısını yitirdi
Kulağımdaki zar
Tesadüf bir sessizliğe attı kendini ..
Yükseklik büyüsünü bozdu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!