Yeniden düş yollara
Bir kır bahçesi bulana kadar
Kaldırımlar düşmandır bilesin.
Seni güneşten korumasın ağaçlar
Yeniden düş yollara
Bıraktım elimde solan gülü
Yağmur yağmasa da olur artık
Ölenler için çal ya molla
Kurban olduğum mevsim şaştı
Bu nasıl bir çağ
Bu nasıl bir yıkım
Yırtılmışken haritalar dünyanın bir ucundan
Kalabalık bir şehir uyandı sabahından
Zelin düştü bir nehrin kıyısından
Aradı aradı onu şehir Kasım soğuğunda...
Neden kaybolur çocuklar sularda
Dağlarına türkü söylemeyi bıraktım bedirhan
Seyrantepe de kınalı keklik sürüsü için de olsa
Bu yüzden,
hiçbir yalan ve hiçbir gerçek ilgimi çekmiyor.
Yeryüzünde yer çekimi,
gökyüzünde sevda özlemi dahil de olsa...
Bir alçaklık mıydı seni beklemem ...
Demiryolunda ölen sahibini,
yıllarca bekleyen köpek
Nasıl bir bekleyiş içindeyse
Bende öyle bir bekleyiş içindeydim.
Beni hatırla
Her akşam olduğunda
Dilinde bir türkü ile
Yanında bir çay ile
Bir uzak bakış
Bir deli şiir
Bir şehrin iki yakasıydın
Bir yuva sıcaklığı
Bir anne kucağı
Bir karış toprak kokusuydun...
Taşıdığın bu büyük sevgi
Birgün unutursan beni
Bir gün ağlarken düşünmesen gözlerimi
Bilki güneş bana lanet
yağmur bana ihanet etmiştir
Çünkü yaşayan bir sen varsın dünyamda .
Güneşim sen yağmurum sen çiçeğim sensin.
Göğsümde,
Işte Şuramda
Bir nehir kollarını açmış beni bekliyor ..
Bir nehir dolu dizgin acılarla
Içi bulanık beynimin damarları gibi
Bir rüya ki elin elimde
Bir yolculuktayiz uzakta
Önümüzde sefere hazır atlar
Kanatlarıyla bize gölge yapmış kuşlar
Kuşlar gergedan bir aşk ile yoğrulmuşlar
Ellerim miladın kaçından kalma feodal




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!