Bir şehrin iki yakasıydın
Bir yuva sıcaklığı
Bir anne kucağı
Bir karış toprak kokusuydun...
Taşıdığın bu büyük sevgi
Birgün unutursan beni
Bir gün ağlarken düşünmesen gözlerimi
Bilki güneş bana lanet
yağmur bana ihanet etmiştir
Çünkü yaşayan bir sen varsın dünyamda .
Güneşim sen yağmurum sen çiçeğim sensin.
Bir rüya ki elin elimde
Bir yolculuktayiz uzakta
Önümüzde sefere hazır atlar
Kanatlarıyla bize gölge yapmış kuşlar
Kuşlar gergedan bir aşk ile yoğrulmuşlar
Ellerim miladın kaçından kalma feodal
Bir sabah bindi gemilerime
Bir sabah denizlerime daldı ..
Kuytu bir nehirken gözlerim
Bir sabah denizlere döndü
Ay kayboldu
Boynunu bükmüş
bir sevda duruyor dünyada
Yarım kalan bir umutla
Kar güzel değil bu mevsimde yağarsa
Yollar uzar gider bu mevsimde
Kırlangıçlar uçarsa ...
Göz bebeklerimde küçülen dünya
Sen binalar,caddeler ,denizler ve belli belirsiz uzakta görünen dağlar mısın...
Ses nedir senin dilinde
Bir eve konan serçe kuşu kimdir
Bir senden geçen kedinin yuvası var mıdır
Bu yağmur
Bu kaçkın bakışlarla sokaklarda
Fazla adımlarla yürürken tozlarla
Gözlerini düşünüyor soluksuz
Bu yağmur
Ne şavkı karanlıklarda bir ağıt
Ne dağ başında kalmış bir delikanlı
Ne gözleri yollarda kalan bir anne
Bu yağmurlar bu yerlere öyle yakışıyor ki
O yüzden korkmuyorum artık umutsuzluktan..
Dağların gözlerime değince
Bir bulut kararır yüreğimde
Adınla başlayan bir sel başlar
Yıkanır kirpiklerim ellerinde
O an uçurumdur dünya
O an her şey yok olur
Gövdemle gövden arasında bir uçurtma
Sevdiğim uçurtmanın ipleri gözlerin
Uçurtmayı uçuran rüzgar özlemim
Kim daha çok uzakta bilmiyorum
Çocukluk Uçurtmam mı,
yoksa gözlerin mi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!