Bir dağın yangınında
Yüreğim yandı
Bir akşam bir gece
Bir duvar kenarında
Özlemenin uykuları erken
Kuşların telaşı yeni
Düşerken dağ
Yanarken yağmur
Yırtılırken gökyüzü
Çoğalırken ay
Neşelenmişken ateş ve koşan tay..
Gidemedim bir dumanın ardındaki kül gibi
Yağmur yağdı
Kar başladı
Yol kapandı...
Ellerinin tetiklerinde
kaç kurşunum kaldı
Söyle bileyim ömrümü
Vakit dar bir zaman.
Ben korkak bir şövalye
Hayat denen bu oyunda
Bir yaprak misali düştüm toprağa
Bedenim ağrılar içinde eyvah
Tutmadın elimi kaç gündür
Bakmadın gözüme ne zamandır
Nicedir buralarda soldum baharım
Bir nehir akarken uzaklara
Bir sızı bir sızı daha
Kurşun gibi düşer bağrıma
Kurşun gibi..
Sonra herşey güzelleşir zamanla ..
Toprak ve yağmur bilir
Senin tenin çıplak bedenimde
Uzaklar tanıyor sesimi
Ve sana olan seslenişlerimi..
Kırmızı bir tahta evde
Adın kulaklarımda yankılanıyor
Gecenin sahibi bir karanlıkta
Ay çırpınırken karşımda
Dudaklarımda istemsiz bir dua
Ne olur onu koru,
Ne olur üzülmesin bir daha ...
Gözlerinin denizde bir akvaryum balığıydım
Nefesim sesindeydi
Ürkek hareketlerim bakışlarındaydı.
Bir gün bir yağmur öncesi
Beni bir hüzün seline bıraktın
Ani bir dalgayla sarsıldım
Yürürsün bir caddeyi boydan boya
Kırlangıç ölüsü adımlarla
Adını aşk koyduğum bu sokağın ..
Menekşeleri saçlarına taç yaptığım kadın
Ayrılığı derin bir kuyu anlatabilir ancak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!