Emeğin Destanı Şiiri - Hikmet Metin Çavdar

Hikmet Metin Çavdar
332

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Emeğin Destanı

Bir ekmek bölünür sofrada,
yarısı çocuğa, yarısı yarına saklanır.
Bir ülke böyle ayakta kalır işte;
eller nasırlıysa, umut da nasırlıdır.

Dağların omzundan inen rüzgâr bilir,
fabrikaların paslı kapıları bilir,
çeltik tarlasında eğilen bel bilir,
madenin karasında kaybolan yüz bilir.

Çünkü memleket,
yalnız haritalardan ibaret değildir;
memleket,
alnındaki ter kurumadan yeniden çalışan emekçidir.

Ve bir ses yükselir meydanlardan,
mikrofondan önce insanın yüreğine dokunan.
Bir ad taşır o ses:

Adsız Bir Yürüyüşçü
Anadolu'nun Çocuğu
Bir Yol Arkadaş

Ne saltanat ister,
ne alkışların geçici gölgesini.
Sokak sokak yürür,
çarşı çarşı dinler,
bir annenin sessizliğinde,
bir emeklinin cebindeki son parada
ülkenin kırık aynasını görür.

Ey çocuk!
Defterine yarın diye yaz.
Ey işçi!
Çekicini umudun demirine vur.
Ey köylü!
Tohumunu yalnız toprağa değil,
geleceğe de serp.

Çünkü hiçbir karanlık
bir halk kadar büyük değildir.
Hiçbir duvar
yan yana duran omuzlardan daha yüksek değildir.

Bugün susanların yarını olmaz;
bugün yürüyenler açar yolları.
Irmak nasıl önüne çıkan taşı aşarsa,
halk da öyle aşar korkuyu.

Bir gün
meydanlarda yalnız sloganlar değil,
çocuk kahkahaları yankılansın diye;
bir gün
hiçbir sofrada ekmek eksilmesin diye;
bir gün
adalet, su gibi her eve ulaşsın diye
yürümek gerekir.

Ve bilinsin ki;

Bir kişinin değil,
milyonların yüreği attığında değişir tarih.

Çünkü memleket,
bir tek adamın omzunda değil,
birbirine güvenen insanların ellerindedir.

İşte o eller birleştiğinde
göğü taşıyan dağlar kadar sağlam,
ekin başakları kadar mütevazı,
rüzgâra inat ayakta duran çınarlar gibi
yeniden doğrulur bu ülke.

Ve umut,
en çok da halk yürümeye başladığında
adını bulur.

Hikmet Metin Çavdar
Kayıt Tarihi : 1.08.2026 20:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!