Eller Üzer Seni, Gitme

Rasimin Gönül Dili
77

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Eller Üzer Seni, Gitme

Eller üzer seni, gitme,
Gittiğin yerlerin rüzgârı bile yabancı kokar.
Sokaklar asfalta gömer ayak izlerini,
Hangi kapıyı çalsan, ardında kilitli kalır geceler.
Bir ceket gibi soyunurlar şefkati, üşürsün.

Eller üzer seni, gitme,
Sen ki içimde fırtınaları dindiren tek limandın.
Şimdi o uzak kentlerin gürültüsünde yitip gitme;
Kırarlar incecik dallarını, bilmezler kıymetini,
Dökülür yaprakların, kimse dönüp bakmaz ardına.

Eller üzer seni, gitme,
Bırak bu sitemli türkü burada yarım kalsın.
Gözlerinde kalan o son aydınlığı söndürme,
Çünkü dışarıda bir başınalık var,
İçimde ise ölene dek sürecek o büyük sığınak…

Eller üzer seni, gitme,
Unuturlar gülüşünün ardındaki o sitemli hüznü.
Hangi kalabalığa karışsan, bir başına kalırsın oralarda,
Gökyüzü bile dar gelir içindeki o kimsesiz bozkıra.
Bütün ışıklar söner de tek tek o yabancı şehirlerde,
Ararsın göğsümdeki o eski sıcaklığı, bulamazsın.

Eller üzer seni, gitme,
Solan bir gül gibi dökülürsün bir tebessümün ardında.
Kırılır kanatların, uçamazsın bir daha kendi göğüne,
Bütün kapılar yüzüne kapanır, dönmek istesen de vakit geç olur.
Gel, dur burada; dünyanın gürültüsünden uzak bu tenhada,
Ben senin yerine de yanarım, yeter ki sen incinme…

Eller üzer seni, gitme,
Görmezler içindeki o narin, o yaralı coğrafyayı.
Hangi omza yaslansan, yük gelir onlara senin hüznün,
Bir tek kelimeyle kanatırlar en saklı hatıralarını.
Bırak savulsun dışarıda dünyanın amansız gürültüsü,
Sen benim sığındığım o derin sessizlikte kal.

Eller üzer seni, gitme,
Acımasızca geçerler gölgenin üstünden, anlamazlar.
Hangi yağmur yıkarsa yıkasın, silinmez o yabancı şehirlerin tozu,
Dönüp bakacağın her sokak başı vurur yüzüne yalnızlığını.
Kırılan her dalın için ben buradayım hâlâ,
Yeter ki sönmesin gözlerindeki o son sığınak…

Eller üzer seni, gitme,
Soğuktur o el kapıları, ısıtmaz gecelerini.
Hangi söze tutunsan, kırılır tutunduğun dal,
Haritasını bilmediğin yollarda yalnızlığı öğrenirsin.
Seni bir mevsim gibi harcar da o acımasız kalabalık,
Sığınacak bir gölge ararsın, bulamazsın.

Eller üzer seni, gitme,
Yitirirsin içindeki o bozulmamış, o narin masalı.
Bırak dışarıda kar yağsın, fırtına kopsun dünyada,
Ben senin göğsümde sönmeyen tek ocağın olayım.
Zaman her şeyi teker teker eksiltirken ömrümüzden,
Sen benim içimde hep tamamlanan yanım kal…
Eller üzer seni, gitme,
Yorulursun o taş binaların soğuk gölgesinde.
Hangi kelimeyi söylesen, yankısız kalır sağır duvarlarda,
Bir çocuk gibi yalnız kalırsın o yabancı gürültülerin ortasında.
Çek adımlarını meçhul ve kimsesiz yollardan,
Gözlerinin kırgınlığına sığınacak tek liman burasıdır bil.

Eller üzer seni, gitme,
Solup gider tebessümün o kayıtsız gözlerin bakışında.
Bütün şehirler yabancılaşır, kapılar kapanır tek tek,
İçindeki o sıcak ocağı özlersin her gece yarısı.
Varsın eksilsin dünya, varsın sussun bütün şarkılar,
Yeter ki sen, bu garip gönlümün tek gerçeği olarak kal…

Eller üzer seni, gitme,
Tüketirler yüreğindeki o tükenmez baharı.
Hangi aynaya baksan, yabancı bir yüz karşılar seni,
Toplarsın kırıklarını da kimse el tutmaz yalnızlığına.
Bırak savrulsun takvimlerden o anlamsız yapraklar,
Sen benim zamansız açan tek çiçeğim kal.

Eller üzer seni, gitme,
Savururlar tozlu yolların insafsız rüzgârına.
Unutursun bir zamanlar narin bir düş olduğunu,
Sertleşir bakışların, üşür içindeki o masum çocuk.
Dönüp dolaşacağın her patika bir gün buraya çıkar,
Geceler henüz büsbütün kararmadan, gitme…

Eller üzer seni, gitme,
Dökerler içindeki o saklı ırmakları kurak çöllere.
Hangi el uzansa sana, yarandan öpmek için değil, kanatmak içindir,
Görmezler ruhunda büyüttüğün o sessiz mabedi.
Bir gün fırtına dindiğinde, geriye kırık hayaller kalır,
Yorulur adımların, yönünü şaşırırsın o karmaşada.

Eller üzer seni, gitme,
Yabancı kollar ısıtmaz göğsünde taşıdığın o derin üşümeyi.
Kapatırlar pencerelerini yüzüne, karanlıkta kalırsın,
Bir tek benim soluğumda bulursun aradığın o eski baharı.
Dünyanın bütün yolları tükenip de gece çöktüğünde,
Ben senin hiç sönmeyecek o son ışığın olayım, gitme…

Eller üzer seni, gitme,
Bilemezler gidişinin içimde açtığı o dipsiz uçurumu.
Hangi rüzgâra kapılsan, savurur seni bilmediğin tenhalara,
Unutursun bir zamanlar bir yürekte ev olduğunu.
Bırak ne koparsa kopsun dışarıdaki sağır dünyada,
Sen benim en saklı duam, en çok koruduğum yerim kal.

Eller üzer seni, gitme,
Dikerler gözlerini gencecik umutlarına, söndürürler.
Hangi limana demir atsan, kayalıklara çarpar yalnızlığın,
Kendi gölgen bile ağır gelir bastığın o soğuk yollarda.
Dünyanın bütün kapıları yüzüne kapandığı an,
Bu yorgun göğsümdeki son sığınak ol yine de…

Rasimin Gönül Dili
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 17:44:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!