Sen hasret nedir?
Bilir misin?
Zavallı kalbimin
Çırpınışını görür müsün?
Senin ile yüreğim de mahpus
Sığmaz oldu göğüs kafesim içine
Karanfil ikliminden mi nedir?
Özlemli doğurmuştu beni anam
Merhaba elma şekerim desem
İpil İpil yanıp sönen ışığını görürdüm!
Gökten say ederek düşecekti Alaattin
Gökte şimşek çakarsa barika senin
Yerden sular fışkırıyor bolluk bereket
Yar gelirse zaten senindir
Gelmeyene Kaf Dağı’ndan gülersin
Şirvan sende, şirin bende yol açık
Korkuyorum zaman çözümler
Yalnız unutulur, eski anılara,
Nefessiz kalırım kaybolursa
Hatırası aklıma da gelmez deme!
Unutturur bir bıçak gibi kestiğini
Matemleri sararmışta, baharı müjdeleyen
Sevgisiyle, nergisiyle mor menekşe
Kokusunda dirilen ruhum
Haber vermeden şimdi nereye?
Dalıp dalıp yine biletsiz mi gidiyorsun?
Bakışları cesur yargısız çocuklar var
Sokakta, kenarda köşede oynuyor
Ne hikmetse, dolu gözlerle kaynıyorlar
Nasıl da yaşıyor kimsesiz çaresiz!
İnsan ya acıkan, üşüyen, titreyen
Bu can kuş olup gelmez mi?
Balın peteğiyle yemezse ne yapar
Hasta ceylan ormanlarda gezmezse yaşar mı?
Öksüz kalmış bebeğin sensiz neylesin?
Başını taşlara vurmasın
Kekik kokusu dağlarına
Bakar akarsulara atlar
Burcu burcu kokar yeşilinde
Arınan ruhuyla çeker kokusunu
Elleriyle saçlarını tarar
İnan hiç kolay olmadı
Geçitsiz duvarları, tel örgüleri aştı
Aradı buldu çok uzun yollardan, dağlardan
Derelerden, tünellerden
Çelikten zırhlı kapılardan geçti
Eğricesine ulaşmaz çam ormanı
Bakir çayırlar yamacına sırt verir
Ökse otu elleriyle sarılıp, meşe gövdesinde yeşerir
Bağrı açık bekler ovasında kuzusu...
Kavruk sinesinde çağlayan hasreti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!