Sadece sesin değil mesele, sadece suretin de değil...
Ben senin o sessiz varlığındaki sükûneti özledim.
Hani aynı odada, hiç konuşmadan durduğumuz o anlar vardı ya;
Havadaki o ağır yükün kalktığı,
Zihnimdeki tüm fırtınaların dindiği o mucizevi liman...
İşte o huzur, şimdi en büyük gurbetim oldu benim.
Gölgendeki Huzur
Sen yanımdayken dünya dışarıda kalırdı,
Kapının arkasında biterdi hayatın tüm gürültüsü.
Bir bakışınla bin cümleyi sustururdun içimde,
Varlığın, ruhumun üzerine serilmiş bir ipek yorgan gibiydi;
Yumuşak, sıcak ve sonsuz güvenli...
Şimdi ise her şey çıplak, her şey keskin ve soğuk.
Sırtımı yasladığım o koca çınar uzağa taşındı,
Ben rüzgarın ortasında, tek başıma uğulduyorum.
Emniyetim sendeydi: Korkularım senin yanındayken küçücük kalırdı.
Uykularım huzurluydu: Nefes alışının ritmi, benim en sadık ninniimdi.
Ruhumun dinlenme yeri: Senin gölgende yaşlanmak, dünyanın en güzel ödülüydü.
O Büyük Boşluk
Şimdi ne yana dönsem bir eksiklik, neyi tutsam bir yarım kalmışlık...
Mutfaktaki sandalyenin sessizliği, koridordaki ayak sesinin yokluğu;
Hepsi birleşip "yoksun" diye bağırıyor sanki.
İnsan en çok, yanında huzur bulduğu birinin yokluğunda yorulurmuş.
Çünkü hayatla tek başıma savaşmak değil beni yoran;
Savaştan döndüğümde sığınacak o huzurlu limanın,
Yani senin dizlerinin artık çok uzakta olması...
Geleceksin ve Dinecek Bu Fırtına
Biliyorum, bir gün o kapı çalacak.
Ve sen, yanında o tanıdık huzuru getirerek gireceksin içeri.
O an dünya yeniden eksenine oturacak,
Kırık dökük ne varsa içimde, varlığının sıcaklığıyla onarılacak.
Ben yine senin gölgende dinleneceğim,
Ve tüm bu hasret, sadece kötü bir rüya gibi silinip gidecek.
Çünkü benim huzurum senin kalbinde mühürlü,
Ve ben o mührün sahibini, bir ömür beklemeye razıyım.
Kayıt Tarihi : 2.05.2026 23:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!