Yıllar kattın yıllarıma, bir ömür tükendi sessiz,
Dağlar koydun yollarıma, kaldım benliğimden habersiz.
Çizgilerim birer harita, her biri ayrı bir keder,
Bu yorgun yürek, artık kaderiyle baş başa gider.
Sokak lambaları, yorgun bir kehribar,
Sızıyor camlardan odamın ıssızlığına.
Gece; devasa, sağır ve dilsiz bir duvar,
Yaslanmış ruhumun o titrek sızısına.
Hayat dediğin, bir avuç gölge oyunu,
Gidenlerin boşluğuyla dolan o kör kuyu.
Dışarıda gece, ıslak asfaltın üzerinde ışıldayan bir ayna,
Gökyüzü, ağır ağır boşaltıyor içindeki o kadim yasını.
Sokak lambaları, yağmurun altında buğulu birer fener,
Ve rüzgar fısıldıyor tenine, hasretin o son şarkısını.
Dışarıda fırtına kopsa, adını siper ettim göğsüme,
Laf söyletmedim gölgene, toz kondurmadım ismine.
Senin için ördüğüm kaleler, meğer benim zindanım,
Ben seni baş tacı ettikçe, sen oldun benim hüsranım.
Kırık bir daldı zaman, rüzgârda savrulan,
Suskun bir vedanın gölgesinde hapsolmuşken her yan,
Gözlerin değdi gözlerime, bitti o uzun kış,
Bak, ellerimizde başladı en taze uyanış.
Ben içimde kıyametleri koparıp,
Kendi enkazımın altında soluksuz kalırken;
Senin o buzdan sükunetin,
En kanlı celladım oldu, görmüyor musun?
Sana topladığım çiçekleri ellerimle kuruttum,
Görmedin.
Sesimdeki titremeyi rüzgar bildin,
Emeğimi bir fincan kahvenin buharı gibi soluyup geçtin.
Oysa ben her sabah, senin yollarını
Kendi kalbimle süpürmüştüm.
Gözlerimde asılı kaldı bin yıllık uykusuzluk,
Sırtımda dünyanın kiri, avuçlarımda derin bir boşluk.
Kelimeler yoruldu anlatmaktan, sustu içimdeki feryat,
Artık sadece sükûnet istiyor bu hırpalanmış hayat.
Eski bir sandala binip, kıyısız denizlere açılmak,
Sırtımda bin dilden sağılan o kirli irin,
Zannetme ki sızlatır, derisi kalındır bu fikrin.
Senin dilinde düğümlenen o ziftli, kara yılan
Aslında kendi kuytunda, kendi kalbinden doğan.
Bir çift zümrüt açılır sabahın seherinde,
Tüm hasret duman olur, dağılır gözlerimde.
Yıllardır beklediğim o kutsal eşikteyim,
Yeniden doğmak gibi, senin dizlerindeyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!