Efsun Bkr Şiirleri - Şair Efsun Bkr

Efsun Bkr

Bir saniye bir saat olmuş, akrep yelkovana küskün,
Geceye yalnızlık sinmiş, sanki tüm ışıklar sönük.
Gözüm telefonda, o küçük ekrandaki karanlıkta,
Beni bu sessiz savaşta bıraktığın gün, bugün.


Devamını Oku
Efsun Bkr

Aynadaki yabancıya baktım bu gece
Sessizce süzüldü gözümden bir hece
Sınırlarını çizemediğim o boşlukta
Başkalarına verdiğim çiçekler soldu avucumda.

Şimdi kendimden özür diliyorum

Devamını Oku
Efsun Bkr


Yüküm ağır, yolum uzun, mevsimim hep ayaz,
Bir yanım derin sükût, bir yanım avaz avaz.
Hatalarım boynumda bir zincir gibi kalsın,
Sen beni günahımla, sevabımla sarmala biraz.

Devamını Oku
Efsun Bkr

Yere düşen gölgemi bile sen sanmıştım bir zamanlar,
Oysa insanın en sadık dostu, kendi dizlerindeki yaralarmış.
Uzatmadığın o el, aslında bana verilmiş en büyük dersti;
Anladım ki, başkasının kanadıyla uçan, gökyüzüne hep borçlu kalırmış.


Devamını Oku
Efsun Bkr

Kapı değil, sanki bir ah çekiş aralandı,
Dışarıda rüzgâr, içeride bekleyişin sessizliği.
Gözlerinde birikmiş yolların yorgun tozları,
Sırtında taşımaktan yorulduğun o ağır, görünmez bohça.


Devamını Oku
Efsun Bkr

Siyah bir tül gibi çöktü yine sessizlik,
Odamın orta yerinde devleşti sensizlik.
Saatler durdu sanki, yelkovan sana dargın,
Gece uzun ve karanlık, ben yine sana vurgun.


Devamını Oku
Efsun Bkr

Bir kapı kapandı, gürültüsü kalbimde,
Sanki dünya çekildi ayaklarımın altından.
Gidişin; sessiz bir çığlık gibi odalarda,
Hangi yöne baksam, biraz daha eksiliyorum sığındığım bu limandan.
Çaresizlik; ellerini uzatıp tutamamakmış,
Bildiğin yollarda yabancı gibi kaybolmak.

Devamını Oku
Efsun Bkr


Gözlerinde koca bir dünya vaadi,
Sözlerinde hiç bitmeyecek bir masal...
Yanıbaşındalar, dokunsan ordalar sanki,
Bir güven hissi, ucu bucağı olmayan bir masal.

Devamını Oku
Efsun Bkr

Sessizce çekildi dünya kıyılarımdan,
Bir veda cümlesine sığdı koca bir şehir.
Gözlerinde bıraktım en aydınlık sabahı,
Şimdi içimde bitmek bilmez bir nehir.


Devamını Oku
Efsun Bkr

Fırtına dindi, sustu o hırçın rüzgar,
Bak, ruhumuzun kıyısında şimdi çiçekler açar.
Hani o göğsümüzdeki ağır taş vardı ya,
Bir gülüşünle dağıldı, binlerce kuş olup uçar!


Devamını Oku