Nihal Hanefendiciğime
Sen kokan bir akşamdı…
Rüzgâr, ismini fısıldarken tenime,
Göğsümde usulca bir yangın büyüdü.
Gözlerin...
Gözlerinle başlar her sabahım,
Gülüşünle yıkanır içimin karanlığı.
Sensizliğe alışmıyor bu kalp,
Her atışın adı: Nihal… aşkın tanımı.
Gecenin sessizliğinde Nihal'im sen varsın,
Nihal'in gözlerinde karanlık bir orman,
Her bakışı bir derin yolculuk.
Biliyor muydun, teninle konuşur rüzgâr,
Sessizliğimizde çınlar gizli bir raks.
Sana dokunmak, bir dua okumak gibi,
Karanlık ve aydınlığın sırdaşı Nihal,
Sana baktım, sonsuzlukta bir nokta kaldım.
Seninle var oldu her şey, seninle yok.
Varlığın gülüşünde kayboldum.
Bir bakışınla çözüldü kainatın düğümü,
GÖĞÜN YARALI MELEĞİNE:
NİHAL'İM
(Nihali Tarz'da İronik-Aşk İlahiyesi)
SESSİZ DÖNÜŞÜM NiHAL'İM
(Nihal'im, Ruhumdaki Kapılar Açıldı Sana)
Gözlerin baktı, gönlüm yandı,
İki ayrı deniz tek dalgada buluştu.
Bu bir rastlantı değil, mukadderattı;
Sen var oldun, ben “eyvallah” dedim.
Bu demde en derin sancı şudur:
“Zaten sevgiliyiz.”
Bu söz, bakışların açlığını uyutursa,
yavaşça yüzeyselleşir nehir.
Durgun suda yansır sadece
silik bir “Nihal” hülyası.
Bir ad koyulmadığı vakit
Her bakış, kıyıya vurmuş bir hasretti Nihâl.
Gökler dökülürdü avuçlarına belirsiz,
Ve ten, bir lâl.
Ne beklesek, ne istesek, ne tutsak
Bir sis çölünde yürür gibiydik…
Her dokunuş, bir soru işareti oldu senliğimde
Nihâl, senin adın bile bir remiz şimdi.
Mesajların, uzaklığın puslu aynaları;
Her “ding”, bir kapı aralığı…
Acaba bugün gül mü, diken mi taşırsın sesinde?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!