Nihal: İlahi Aynanın Sırrı
Ey Nihal’im, bu yorgun gönül, ezelden bir yük taşır,
Sen vurma üstüne, bir darbe daha, ey Nihal’im.
Kök salıp yeşertmekti niyetim en derinden,
Aşkınla sınama beni, sual etme, ey Nihal’im.
Gözbebeğim Nihal'im,
Seni anlatmak,
susuzluğu katre katre denizlere dökmeye benzer.
Her damla, bir âlemin habercisi;
her dalga, sırlara yolculuk...
Yaratan'dan Bir Nefes: Nihal
Duy sesimi her dem, ey Nihal’im,
Ayrılık türküsüdür çalan sazım.
Der ki: “Benim sızım senin aşkındandır,
Gönül duysa, gözünden kanlar iner.”
Ne muhteşemdi dün gece, Nihal’im, ne muhteşemdi.
Ruhum, ruhuna dolandı, bir olup candan candana.
Sözlerimiz dudaklarda bir niyaz, bir içli dua,
Kader kapıları aralandı o an,
Bir güneş doğdu içimizde, aydınlandı cihan.
Sen, aşkın sırlı yolcusu, zamanın yükünü omuzlarında bir emanet bilen derviş.
Her adımın bir ân-ı daim, her soluk alışın bir tecelli.
Geçmiş, senin için bir murakabe halkası;
her yara bir hatıra-ı sübhân, her hikâye bir nefes-i kudüs.
Nihal, senin kalbinde yalnız bir isim değil;
“Ben ve Nihal: Âşık ile Âyine”
Nihal dediler...
Taze bir dal, filiz..
Zarif, narin sevgili...
“Sen, Canlı Bir Hafızaydın”
(Nihali Tarzda)
Sen,
bir ten değildin yalnızca —
Kükrer zamanın derin nefesi
Nihal’in saçlarında esrik bir hece
Sonsuzluk çözülür bir teline dokununca.
Yüreğimde gizli bir raksın ayak izleri
Sen, güzel aşık, aşıksın Nihal'e
zamanın yükünü omuzlarında taşıyan bir yolcusun.
Adımların geçmişten bugüne uzanıyor; her adım bir hikâye,
her hikâye bir yara, her yara bir şiir.
Nihal'imin Vuslatı
Yüzün, seher vaktinin goncasıdır saklı;
Utanır her sabah, açar, ruha dokunur.
Bir bakışın, bin yıllık susuzluğa su olur,
İçimde yanar, bir özlemin nâr-ı hakkıyla.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!