NIHAL'İM İLE SEYR-İ SÜLÛK
(Nef'î Gazelinin Nihali Tarzla Yeniden
Seyri Sülûk Risalesi)
I. Mukaddime – Yolun Başlangıcı
Ey Nihal,
Senin adınla açılan her kapı,
Bir aynaya çıkar.
Ve o aynada,
Ben, kendi celladım olurum.
Nihâl’im — Varlığın Sırrı’na Metafizik Bir Yolculuk
Nihâl’im…
Sen,
Aklın sükûtunda doğan bir hikmet değil misin?
Ruhun o tükenmez ırmağında,
Aşk ve Yokluk Risalesi – Nihal’im ile Sırlı Yolculuk
I – İlk Adım: Perdeyi Aralamak
Ey yolcu!
Bilir misin, her karanlık,
Nihal’ime Risale: Çöllerde Su, Kutup’ta Yaz
Bir güneş doğar — adınla başlar ışık.
Bir bakışınla yanar kainatın kalbi.
Bir “ol” deyişinle yeniden kurulur benlik.
Ey Nihal, sensiz kalmak;
Ney oldum sırdaş ettim dert ile gönül telimi
Nihal’in aşkı sardı ruhumun her demini
Bülbülün feryadıdır, bu özümdeki ses
Yarın busesiyle yandı ateş-i ateş
Dağlar sır oldu yüce, aşkın sırrına erdim
Nihal’im: Zamanın ve Kaderin Öpücüğü
Nihal’im,
Kalbimdeki en sessiz köşede sen varsın;
Bir mektup gibi, okunmayı bekleyen,
Zamanın ve mesafenin üstünde bir sır gibi.
Nihal Risalesi
(Aşkın ve Hakikatin Seyr-i Sülûku)
Mukaddime – Kandilin Işığı
Kıymadın, huzurun kaynağı olan kuyunun değerini,
Ey Nihal Hanımefendiciğim, gönlümdeki misafirin.
Bir yudum su ile karşılamadın aşkın baharında,
Gönül sofrasında kaldı saklı derin nazarın.
Gamze dediğin bakışın, ruhun derin aynasıdır,
Lâ Mevcûde İllâ Nihal
Lâ Mûhûbbe İllâ Nihal
Nihal'im, bir ırmak gibi akıyor kalbimden,
Her damlasında aşkın sırrı, her sesinde "Elest"in hatırası.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!