NİHAL'İM, HAYAT DEVAM EDİYOR
(Bir Hürmet Risalesi)
Nihal’ime Aşık Olmak
I. Bab: Nihal’im ve Aşkın Suyu
Nihal’im, seninle bir nehir gibi akıyor zaman,
Sakin, derin, içinde kaybolduğum bir mânâ var.
Nihal’ime: Aşkın Metafizik Yolculuğu
Ey Nihal,
Sen ki, gönlümün semasında doğan sabah yıldızısın,
Ben hiç “aşk” diye bildiğime inanmadım.
Belki bir “göz”de senin bakışının aynasını gördüm,
Karanlıkla Barışın Şiiri
Gecenin koynunda bir ateş yandı,
Söndü sandım, doğdu ışık ardından.
Karanlıkla barışan gönül bilir,
En derin hüzün, en saf sevinçtir.
Nihal, aşkın o keskin menziline vardığında anlarsın:
Bu, dönüşü olmayan bir nehrin kıyısıdır.
Ya içindeki tüm bahçeleri tek bir gülle açacaksın,
Ya da bakışlarının söylediği o gizli dili, sustuğun an yakalanacaksın.
İki kapıdır bu aynı mabede çıkan, biri sözle örülü, biri sessizlikle dokunmuş.
Bu “ben” dediğim ne idi, Nihal, bir başına kalan?
Bir damla iken senin ummanına doğru akan.
Sordum: “Biz neyiz?” Sessizce cevap verdin zaman;
İki ayrı nehrin aynı denize varmasıydı hâl.
“Ben” değil artık, “biz”im her hayal, her niyet, her an.
Gelecek cümlelerim çoğul oldu, ilk mukabelen.
Bir bakışta kaldı Nihal’in nefesi,
Sözler öldü, sustu bütün lisanlar.
Duygu, kendi lûtfuna şahitmiş gibi,
Aşikâr etti saklı yalanlar.
Ses, kendi kendine yumuşadı derinden,
Kalbim bir kilit, Nihal; iki anahtarım var:
Ya dürüst bir “Sen…” diye başlayan cümleyle açılırım,
Ya senin bakışlarının gümüş ipliğinden, sessizliğinin tılsımlı ağından
Ansızın yakalanırım…
Bu yol geri dönülmez bir nehir.
Nihal, artık kalbimin gizli bahçesinde
Güller değil, kor ateşler yanıyor.
Sana doğru sessiz çöller aştığımı bilmedin,
Şimdi suretimi bırakıyorum rüzgârına
İşte buyum, içimdeki alev bu.
Karşılık, sevginin kendi kabuğuna çekilmeden,
evrene yankılanan bir “âmin”i.
Bir iç mırıldanıştan,
iki nefesin ortak nefesine geçiş.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!