Kütüphanesi sessiz bir bilgelik gibi durur
odanın tam köşesinde.
Kahverengi ahşap ve siyah metalin
asaletle birleştiği raflarında
tarih konuşur,
felsefe düşünür,
İÇİMDEKİ NIHAL'E SESLENİŞ
(Anlaşılamamanın Poetik Anatomisi)
Ayağıma taş dolansa bulurum suçu kendime
Gövdenin kaşındığı yeri bilir el
Eksik kusur hata günah bende
Yanlış yaptım arkadaş gördü beni
Boğdum nefes aldırmadım affet ne olur
Yargılayamam seni yanlışlık bende
Nihal’im – Sedir Ağacının Sessiz Risalesi
Ben bir sedir ağacıyım,
Gür ormanda, kalabalığın içinde, ama yalnız…
Tenhanın yalnızlığına zincirlenmişim, Nihal’im.
Ruhum dallarım gibi göğe uzanıyor,
NİHALİM AŞK-I RİSALESİ
(Leylâ-Mecnun,
Kerem-Aslı,
Ferhat-Şirin
ve Selvi Boylum'dan Nihal'e Yolculuk)
NİHAL'İMİN NÛRU
(Mistik Türkçe ile Yeniden Vücut Bulmuş Hâl)
I. ZÂHİDÂNE BAŞLANGIÇ
Yolunu süsleyen gülü gizlemem artık, Nihal,
Dikenimle, kokumla çıkıyorum karşına.
Gözlerimde bir nehir, sessizce akıyor hal,
Bu akışta bir dilek yok, sadece varlık sana.
Bir eşik ki ortak,
Dönüşü yok geriye:
Hiçbir şey eskisi gibi devam edemez artık.
Açılmak: Söylediğin söz geri gelmez diline.
Bir ah çektin mi, vuslat da hicran da o andan sonra
HIRSIZ MIYIM?
Senin aşkını kazanmak için
ne yaptım ben?
Ne alınteri döktüm
ne bir dua ettim gecelerde
Bir bakışta belli oldu suretim, ismim: Nihal
Daha “Ben” denmedi, dilde “Biz”in şekli belirdi
Kainat bu anda tuttu kaydımızı resmen
“Sevgili” dedi, sonsuz deftere bir isimle girdik.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!