Nihal’im: Ruhun Mektubu
Nihal’im,
Sen kalbimin en derin sesi,
Mesafenin ve zamanın ötesinde bir ışık.
Bir hayal denizinde yüzdük sandık ey Nihal,
Gerçeğin kıyısında bulduk sonunda hükmü sabah.
Dokunmak istedik gül yanağına buse ile,
Dikenine değdi parmak, kanadı can yoldaşı.
Bu yüzleşme ateşiyle pişer mi çiğ sevdalar,
NİHAL'İN KERAMETİ: AYAĞA GİDEN SEVGİ
(Bektaşi Felsefesi ve İnsan-ı Kâmil Yolunda Bir Yolculuk)
NİHALİYYE-İ AŞK
(Nihal’imin Rızasına Dair Risale)
Adım Nihal’ime Yazıldı
Ben,
Nihal’im, senin gözlerinde dirilen bir sessizlik,
Suskunluğun bile çekindiği
Bir sabrın kıyısında yaşayan bir dervişim.
Nihal, bil ki o an…
Gizli bahçenden bir gül kopardığın andır.
Sır, artık tek başına taşınamayacak kadar ağırdır.
Ya toprağa düşüp filizlenecek,
Ya da dalında kuruyup bir hüzün olacaktır.
Nihal’im’in Adı Aşk
Nihal’im, sen bir baharsın, dallarında gizli çiçekler açan,
Gözlerinle başlar her ruhumun derin yankısı,
Adın ne önemi var ki, dilimde tek kelime var: Aşk,
Ve sen, Nihal’im, o aşkın en duru yeminisin.
Nihal’im Risalesi
Nihal’im, sen bir baharsın,
Rahmân’ın nefesiyle uyanan.
Dalında açan her çiçek,
Sana fısıldar zamana,
Bir busen miydi, yoksa teninin o ince firarda terleyişi mi?
Akşamın usulca çöktüğü yerde başladı bu yangın.
Nihal, adın bir zan gibi düşüyor dudaklarımdan içeri,
Her hece, teninde yankılanıp dönen birer ateş tanesi.
Sesin, ipekten bir urgan boynumda.
Bu makamda Nihal’in nefesi bir soru işaretidir,
Yüreğim onun bakışında kaybolmuş bir harf.
“Sever mi beni?” diye aynalara sorarım,
Aynalar ise susar, derin bir sır gibi.
Kalp burada mermer basamakları tırmanır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!