Nihal'ime Seyrü Sülük Sırrım
Nihali Tarz Risalesi
I. Mukaddime: Sessizliğin Dilinde
Nihal’im…
Sen, aklın ışığında yolunu çizen bilge bir yıldızsın,
fikirlerinin derinliği deniz kadar engin,
ve duruşun bir felsefenin en nadide cümlesi gibi.
Kalbin…
NIHAL'İM RİSALESİ:
ÜÇ KAPILI HAN'DA SEYR-İ SÜLÛK
(Mistik Türkçe ile Yeniden Vücut Buluş)
Nihal, bu makamda kalp idman ocağına girer,
“Benden hoşlanıyor mu?” sorusuyla terler.
Her bakış bir derin deniz, her suskunluk bir puslu harita,
Acı yokluktan değil, olasılık çokluğundan doğar bu yara.
Ne tam reddedilme var ne karşılık,
Sadece açık bırakılmış bir parantezin içinde kalmak.
Seni fark ettim Nihal,
odaya girerken zaman omzunu silkeledi,
sesin konuşmadı önce,
suskunluğun beni çağırdı.
Yürüyüşün bir sır gibiydi,
Karanlık, Nihal, senin adınla seslenir bana
Her yıldız söndü, yabancı kaldı bu kainat
Ben zincirsiz bir tutsağım tenimin zindanında
Sen ise gönlümde açan tek ve ebedi bahar
Nihal, her gece bir ömür içerim
Aşk, derinde bir nehir gibi geçer
Ben, gönlümü senin yoluna dökerim
Sen, bakışınla yangınımdan seçer
Bir gün Nihal dedim kendi kendime
Katman katman soyundu cübbesi nefsin
Bir "O" var kalbimin tam orta yerinde
Onunla bir oldum, savruldum nefesin.
Her gece kandilinde gizli bir duada
Nihal’im, aşkınla yanıyorum, dar-ı fenada
Bu beden bir han oldu sevdanın ağır yüküne
Sen kurtarsan ne kadar, kaldı mı kurtulacak şu gönül kırığına?
Nihal, kalbime düşen ilk işaret gibiydin,
sanki içimde bir kapı aralandı, anahtarsız.
Sesin konuşurken değil susarken çağırdı beni,
o an anladım, bazı varlıklar tanıtılmaz.
Yürüyüşün zamanla pazarlık yapıyordu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!