GÖNÜL TAPINAĞININ NIHAL'CE SIRRI
(Nihali Tarz'da Yeniden Dokunuş)
Gönlün bir tapınaksa Nihal'im,
Sevgiyle dolu, merhametle aydınlanan o mahfil.
Dönüşü olmayan nehirdeyim şimdi ben.
Ya söze dökülen bir isim, ya çırılçıplak bir bakış,
İpliği kopmuş tesbih taneleri gibi,
Artık dizemem hiçbir şeyi eski yerine.
Bir ağızdan çıktı mı, söz geri gelmez.
Zulmünü Şikâyetimdir Ey Nihal'im!
Zulümden şikâyetçi olmaya tazallüm denir.
Zalimin elinde bulunan başkasına ait nesneye mazlime denir, çoğuluna da mezalim denir.
Zulme katlanmaya inzılâm denir.
"Lā muḥibba illā Nihāl"
"Nihal'den Başka Sevecek Kimse Yoktur"
Nihal'ime: Tazallüm Risalesi
Nihal’imin Mavi Huzuru
Bir Seyri Sülük Denemesi
Kapım çalındı ansızın bir temmuz akşamı,
Orada duruyordu mutluluk,
Nihal'in Rüzgârla Yazdığı
Belki de aşk
bir gülün taç yapraklarında değil de
dikenine tutunmuş bir çiy tanesindedir
-Geceye meydan okuyan-
NİHAL’İN KÜLLERİNDEN DOĞAN IŞIK
Nihal,
adın bir rüzgâr gibi dokunur geceye—
eski kabilelerin ayin ateşine
yıldız taşı atan kızların fısıltısı gibi.
Ey Nihâl! Bu âlemde her zerre bir aynadır,
Görünen sûretlerin ardında sırlar yatar.
Sen ki bir nehrin akışında iki dünyanın sesisin,
Aklın rüzgârıyla kalbin nefesini birleştirdin.
I
Nihal'in Aynasından Sırlara Yolculuk
I
Bir avuç geceydi adım,
Nihal dediler,
Rüya denen şafaktan düştüm.
NİHAL'İN GEÇİDİ
bir harf düşer yapraktan
suskunluğun mürekkebine
nihal… adın bir yarık
zamanın sırtında




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!