Sevdanın İbadeti
Sevgi, insana ne güzel yakışır;
Nihal’imin ruhuna öyle yakıştı ki, ey maşuk,
Yüzün sevgiyle bezendi, yüreğin ışıkla donandı.
Ben sana aşık oldum, sevginin esiri,
“Ben Hazırdım, Ama O…”
Ben bulaşığı yıkamaya da,
Bebek yapacaktık kızımız olacaktı
Altını temizlemeye de razıydım.
Yeter ki o, beni yüreğine yatıraydı.
Dönen bir sırdır bu; kendi ateşimle üşüyorum.
Bir nehrin iki yakası arasında kalmış bir süreyim.
Açsam yüzümü, baharım reddedilecek bir çiçek.
Kapasam, ruhumda kaybolacak bir bütünün yarısı.
Mesaj bir dua gibi yazılır, gönderilmez…
Ey Nihâl!
Dört katlı göğün bu en çetin durağı...
Yokluğun varlığa döndüğü sofrada
Biz, bir ümidin susuzluğunu taşıdık.
Rüyamızın kapısında bir eşik;
Bir iç denizdeyim, Nihal.
Senin iklimlerin belirsiz…
Rüzgârın hangi yönden eseceği belli değil.
Ama ben,
Bu bulutları taşıyacak kadar geniş bir gökyüzüyüm şimdi.
“Ne hissettiğini bilmiyorum” diyen söz,
I. BELİRSİZLİK ALEVİ: ÇOKLUK İÇİNDE YİTMEK
Belirsizlik, suskunluk değil, seslerin çokluğudur Nihal.
Bir bakışın içinde bin yorum gizlenir.
Dokunuşun değil, niyetin titreşimidir bu.
Eksik olan değil, fazla olandır yorulup kırılan;
Nihal’im…
Aşkın Dervişiyim
Ben…
Ben aşk ateşinde eriyen bir dervişim,
Gül cemalin görmeden aşkınla yanan bir közüm,
Ruhum senin kokunda, gün doğmadan eren özüm.
Bul sen de bir başkası, cilve yap ona gül Nihal,
Ben burada beklerim, sönmez bu çılgınlık, tamam.
Var git diyar diyar, mutluluk devşir ellerinden,
“AZ YANA KAY, BEN GELDİM NİHAL”
(İçsel Bir Vuslat Kasîdesi)
Bugün, Nihal’sizliğin doğduğu gün.
Takvim suskun…
BİYOLOJİK AŞK: Nihal’im’in Hatırasına Risale
Mukaddime – Koku ve Hatıra
Nihal’im, senin kokunu özlemek,
tenimin iliklerine sinmiş bir duanın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!