Sosyal Medyada Sessiz Bir Yas
Nihal’in gölgesiyle
Can dostunun suskunluğuyla
Ben, kendi kalbimden geçtim bu gece.
İçimde bir giz var, Nihal.
Sakladım, sustum, kendi sırrımla yaşadım.
Ama artık dayanılmaz bir ışığa dönüştü sevdam.
Bir eşikteyim şimdi.
Ya açılacağım, yüreğimin kapısını zorlayan o ses olup çıkacağım…
Ya da yakalanacağım, bu sır beni içerden yakıp bitirecek.
Nihal’im Göklerin Risalesi
Gökyüzü pamuk, güneş yaramaz;
Biraz gülümser, biraz dalgasını geçer.
Ben başımı kaldırmışım yukarı —
Sanki Nihal’im, kalbimin en tenha köşesinden
Sesini duyamam; Sır'dır, Söz'ün ötesi.
Kulaklarımı sağır eden, perdenin yırtılış sesi.
Zahirde sükûn var, içimde Kün'ün çığlığı,
Benim cılız ben’im, senin sonsuz Yokluk'unda eriyor.
Tenine dokunamam; Mekân'dan münezzeh'sin, Nur.
Sevdanın İbadeti
Sevgi, insana ne güzel yakışır;
Nihal’imin ruhuna öyle yakıştı ki, ey maşuk,
Yüzün sevgiyle bezendi, yüreğin ışıkla donandı.
Ben sana aşık oldum, sevginin esiri,
“Ben Hazırdım, Ama O…”
Ben bulaşığı yıkamaya da,
Bebek yapacaktık kızımız olacaktı
Altını temizlemeye de razıydım.
Yeter ki o, beni yüreğine yatıraydı.
Dönen bir sırdır bu; kendi ateşimle üşüyorum.
Bir nehrin iki yakası arasında kalmış bir süreyim.
Açsam yüzümü, baharım reddedilecek bir çiçek.
Kapasam, ruhumda kaybolacak bir bütünün yarısı.
Mesaj bir dua gibi yazılır, gönderilmez…
Ey Nihâl!
Dört katlı göğün bu en çetin durağı...
Yokluğun varlığa döndüğü sofrada
Biz, bir ümidin susuzluğunu taşıdık.
Rüyamızın kapısında bir eşik;
Bir iç denizdeyim, Nihal.
Senin iklimlerin belirsiz…
Rüzgârın hangi yönden eseceği belli değil.
Ama ben,
Bu bulutları taşıyacak kadar geniş bir gökyüzüyüm şimdi.
“Ne hissettiğini bilmiyorum” diyen söz,
I. BELİRSİZLİK ALEVİ: ÇOKLUK İÇİNDE YİTMEK
Belirsizlik, suskunluk değil, seslerin çokluğudur Nihal.
Bir bakışın içinde bin yorum gizlenir.
Dokunuşun değil, niyetin titreşimidir bu.
Eksik olan değil, fazla olandır yorulup kırılan;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!